İş Dünyası Tedirgin Kurda Öngörülebilirlik Sesleri

Politika faizinin 200 baz puan düşürülmesi ile başlayan kurdaki yükseliş trendi, tüm kesimleri tedirgin ediyor. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, “Faiz indirimi kararı sonrası hem uzun vadeli faizlerin hem de döviz kurlarının artması reel sektörümüzü tedirgin etmektedir” ifadeleriyle gelişmelere dikkat çekti.
Salgın sonrası dönemde değişen tedarik zincirlerinin etkisiyle dışarıda ihracatıyla göz dolduran Türkiye ekonomisi; içeride faiz-kur-enfl asyon girdabına kapıldı. Piyasanın öngörülebilir olmamasından dolayı hareket kabiliyeti kısıtlanan iş dünyası, acilen finansal istikrar adımlarının atılmasını istiyor. Özellikle Merkez Bankası’nın geçen hafta politika faizini 200 paz puan indirmesi ve ardından kurda yaşanan hızlı yükseliş sonrası iş dünyasının önde gelen temsilcileri tepkilerini daha yüksek sesle dile getirmeye başladı.

İlk ses TOBB ve İSO’dan…
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Twitter’dan yaptığı açıklamada “Merkez Bankası’nın faiz indirimi kararı sonrası hem uzun vadeli faizlerin hem de döviz kurlarının artması reel sektörümüzü tedirgin etmektedir. Temennimiz piyasadaki faizlerin ve enfl asyonun düşeceği, finansal istikrarın tesis edileceği ortama en kısa sürede kavuşmaktır” derken, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan da, “Merkez Bankası, bugünkü kararıyla enflasyonu önemsemediğini ve dikkate almadığını ortaya koydu” değerlendirmesini yapmıştı. Bu çerçevede DÜNYA’ya konuşan iş dünyası temsilcileri öngörülebilirlik, dengeli kur ve finansal istikrar çağrısı yaptı.

Sürdürülebilir büyüme gerek
Türkiye Makine Federasyonu (MAKFED) Başkanı Adnan Dalgakıran, Türkiye ekonomisinin büyüdüğünü, ancak bunun sürdürülebilir bir büyüme olmadığını söylerken, “Kamu harcamaları, inşaat ve tüketime dayalı bir büyüme şeklimiz var. Bu sürdürülebilir bir büyüme değil. Sağlıklı büyüme üreterek, hatta katma değer üreterek ve ülkeye doğrudan yatırımları çekerek olur. Bu alanda zayıfız” dedi. Sürdürülebilir bir büyüme modeli oluşturulamadığı için ciddi bir döviz açığı verildiğini belirten Dalgakıran, “Üstüne politik risklerin de eklenmesiyle dışarıdan, bırakın doğrudan yatırımı sıcak para bile bulamıyoruz. Bunun için ciddi maliyet ödüyoruz. İş adamı kredi aldığında en düşük faizli krediyi ister. Şimdi faizler düştü ama biliyorum ki bunun farklı sonuçları olacak. Türkiye’de döviz yükselirse enerjide dışa bağımlı olan, ara malda dışa bağımlı olan ülkemiz bunun maliyetlerini enfl asyon ve hayat pahalılığı olarak ödeyecek. Ben bir iş adamı olarak düşük faiz isterim. Yatırım yapabilmek için uzun süre önümü görebilmek isterim. Kurda oynaklığı ise hiç istemem” diye konuştu.

İhracat düşerse ne yapacağız?
Mevcut durumu dünya ekonomisindeki hareketliliğe bağlı olarak ihracatla kompanse edebildiklerine dikkat çeken Dalgakıran, ancak ihracat düşerse o zaman ne yapacaklarını bilemediklerini kaydetti. Önümüzdeki yılın bütçesini yapmaya çalıştıklarını ancak dolara göre birkaç farklı senaryo hazırlamak zorunda kaldıklarını ifade eden Dalgakıran, “Yıllardır aynı şeyi konuşuyoruz, ancak bir türlü buna çözüm üretemiyoruz. Köklü ve doğru olan şeyleri bildiğimiz halde yapmıyoruz ya da yapamıyoruz. Gelir dağılımındaki uçurumun büyümesi beni üzüyor. Herkesin çıkarları doğrultusunda sürdürülebilir bir büyüme sağlamamız lazım. Ben bundan endişe ediyorum” ifadelerini kullandı.

Sermaye sıkıntısı arttı
İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister, dövizin aşırı oynak hale gelmesinin ihracatçılar için sıkıntı yaratan bir durum olduğuna dikkat çekti. Emtia fiyat artışlarından dolayı dövizin yükselmesi ile beraber sanayicilerin ve işletmelerin sermaye sıkıntısını daha fazla hissettiklerini vurgulayan Pelister, “O yüzden finansmana kolay ulaşabilmek, düşük faizli krediler kullanabilmek bu dönemde çok önemli. Geçen seneki gibi KGF kredilerinden bekliyoruz. KOBİ’lerimizin buna şu an çok ihtiyacı var. Bizlerin beklentisi öngörülebilirlik, dengeli kur ve finansal istikrar. Bir ülkenin ekonomisinin gelişmesi ve dış yatırımların özellikle de doğrudan yatırımların gelebilmesi için ülkede güven ve istikrarın olması önemli. Biz iş dünyası olarak buna önem veriyoruz” şeklinde konuştu.

Kar marjları hızla eriyor
Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Başkanı Ömer Karadeniz, kurlarda yaşanan hareketliliğin etkilerinin özellikle plastik sektörü gibi yurtiçinden yeterli hammadde tedarikini sağlayamayan endüstrilerde daha derinden hissedildiğinin altını çizdi. ÜFE ile TÜFE arasındaki farkın hızla açıldığını söyleyen Karadeniz, “Yani üreticinin yaşadığı maliyet artışını tüketiciye yansıtamadığı ve bu sebeple kar marjının hızla eridiği bir dönemden geçiyoruz. 2022 yılında sanayicilerimizin kazandığı pazar payını korumayı ve hatta arttırmayı hedefliyorsak, mutlak suretle kur hareketliliği kontrol altına alınmalı” dedi.

Maliyet hesabı yapamıyoruz
TÜGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Nilüfer Çevikel de döviz kurlarındaki yükselişin endişe yarattığını söyledi. Çevikel “Enerji başta olmak üzere üretici üzerindeki maliyetler sürekli artıyor. Döviz kurlarında istikrar olmadığı sürece maliyet hesabı yapamıyoruz. Ani iniş ve çıkışlar siparişlerimizi olumsuz etkiliyor. Piyasaları rahatlatacak, yatırıma ve üretime teşvik edecek hamleler yapılmalı” dedi. Çevikel, Uzak Doğu siparişlerinin devamı için döviz kurlarında istikrar olması gerektiğini sözlerine ekledi.

OTOMOTİV, TEKSTİL VE MOBİLYA SEKTÖRÜ TEMSİLCİLERİ NE DİYOR?
● OTOMOTİV DİSTRİBÜTÖRLERİ DERNEĞİ (ODD) GENEL KOORDİNATÖRÜ HAYRİ ERCE, sadece otomotiv sektöründe değil, birçok sektörün beklentisinin ekonomide öngörülebilirliğin sağlanması olduğunu söyledi. Erce “Bunu sağlayamadığınızda her şey oynak oluyor. Ekonomi, öncelikli gündem maddesi olması lazım. Ancak bu konuda da kaygılarımız var. Şimdi bir seçim patikasına giriliyor. Seçim patikasına girildiği zaman ekonomi öncelikli gündem maddesi olmaktan çıkıyor. Defalarca yaşadık bunu. Umarız bu kez ekonomi öncelikli bir gündem kalır ve gerekli önlemler alınır ve ekonomik öngörülebilirlik artar.”

● TAŞIT ARAÇLARI TEDARİK SANAYİCİLERİ DERNEĞİ (TAYSAD) BAŞKANI ALBERT SAYDAM, “Bütün ülke olarak beklentimiz dengeli bir kur olması. Şu anda hiçbirimiz bir plan yapamıyoruz. Bugün mü ödememizi yapalım, yarın mı yapalım? Bugün ve yarın arasında kurda ne fark olacak? Çipten başlayarak alüminyum, çelik, plastik, kauçuk ve birçok ara mamulde hammaddede dışa bağımlıyız. Sadece satış fiyatımızda TL bazında bir artış olmuyor, hammadde giderlerimizde de aynı oranda artışlar oluyor. Az önce söylediğim gibi dengeli olması hepimizin beklentisi” ifadelerini kullandı.

● İSTANBUL HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON İHRACATÇILARI BİRLİĞİ (İHKİB) BAŞKANI MUSTAFA GÜLTEPE, kurun rekabetçi olmasının avantaj olduğunu, ancak ani iniş çıkışların sürdürülebilir olmadığını kaydetti. Sektörün girdilerinin yüzde 70’e yakınının döviz üzerinden olduğuna değinen Gültepe, “Böylesine inişli çıkışlı kurun olduğu dönemde hesaplama yapmakta zorlanıyoruz. Hem hammadde tedariki hem de yabancı alıcıların baskısı nedeni ile zor durumda kalıyoruz. Bizim için yüksek değil stabil kur önemli. Biz öngörülebilir, emniyetli şekilde ilerlemek istiyoruz” dedi.

● İSTANBUL TEKSTİL VE HAMMADDELERİ İHRACATÇILARI BİRLİĞİ (İTHİB) BAŞKANI AHMET ÖKSÜZ ihracatçılar için en önemli hususların başında döviz kurlarındaki istikrarın geldiğini belirterek, “Burada önemli olan nokta; kurlardaki ani yükseliş ve düşüşlerin engellenmesi. Öngörülebilir kur oluşması bizler için büyük önem taşıyor” dedi.

● İSTANBUL DERİ VE DERİ MAMULLERİ İHRACATÇILARI (İDMİB) BİRLİĞİ BAŞKANI MUSTAFA ŞENOCAK ise ekonominin gerçeklerine ve gerekçelerine uygun olarak faizin şekillenmesinin herkesin menfaatine olacağını kaydetti. Şenocak, “Faizlerin yüksek olduğu bir ülkede üreticinin mutlu olması çok zordur. İhracatçılar için kurların öngörülebilir olması, tahmin edilenin aksine yüksek olmasından çok daha büyük önem arz ediyor” dedi.

● TOBB MOBİLYA SEKTÖRÜ MECLİS BAŞKANI ERCAN ATA, tüm dünyada enfl asyonist risklerin arttığını söylerken, Türkiye’de de önemli sorunların başında enfl asyonun geldiğini kaydetti. Reel sektör açısından uzun dönemli faizlerin düşmediğini hatta arttığını belirten Ata, kısa vadeli düşüşlerin ise dolarizasyonu tetiklediğini aktardı. Bu durumun uzun vadeli kredi sağlamak isteyenlerde ve ithalata dayalı bazı üretim sektörlerinde tedirginlik yarattığını belirten Ata, “Yıl sonuna kadar faizlerin radikal olarak düşürülmeyeceği mesajı verilirse, en kısa zamanda finansal istikrara yönelik somut gelişmeler yaşanır” dedi.

● MOBİLYA DERNEKLERİ FEDERASYONU (MOSFED) BAŞKANI AHMET GÜLEÇ, mobilya sektörünün şu an 10 milyar dolar olan üretim kapasitesini 25 milyar dolara çıkarmayı hedefl ediğini hatırlatarak, “Bu sürecin sağlıklı gitmesini istiyoruz, dolayısıyla istikrarlı bir kur taraftarıyız. Söylenenin aksine kur arttıkça bizim ihracatımız artmıyor. Değerinde bir kur bizi tatmin ediyor” ifadelerini kullandı.

 

Kaynak:AA
Ventur Gumruk Musavirligi Tarafından Derlenmistir.

E-Mail ile Paylaş

e-mail ile paylaşımınız başarıyla tamamlanmıştır.

Diğer Haberler


AYDINLATMA VE RIZA METNİ

İşbu Aydınlatma ve Rıza Metni, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) uyarınca, VENTUR GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİ ve DANIŞMANLIK LTD. ŞTİ. (“Şirket”) tarafından veri sahiplerinden temin edilen kişisel verilerin ve özel nitelikli kişisel verilerin, işlenmesine ilişkin usul ve esaslara ilişkin olarak işe alım görüşmeleri esnasında veri sahiplerinin aydınlatılması ve aşağıda kapsam ve amaçlarla verilerin işlenmesine ilişkin rızalarının temini amacı ile düzenlenmiştir.

İşbu Aydınlatma ve Rıza Metni’nde kullanılan; “kişisel veri” kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye (Çalışan Adayı’na) ilişkin her türlü bilgiyi, “kişisel verilerin işlenmesi” kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlemi, “özel nitelikli kişisel veri” kişinin (Çalışan Adayı’nın) ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verilerini, ifade eder.

a) Veri Sorumlusu Hakkında Kişisel verileriniz ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verileriniz, Kanun kapsamında aşağıda belirtilen kapsam ve amaçlar ile Şirket tarafından işlenebilecektir. Kanun kapsamında Şirket veri sorumlusu olarak kabul edilmektedir.

b) Kişisel Verilerinizin İşlenme Amaçları Kişisel verileriniz ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verileriniz, Kanun’un 5 ve 6. maddelerinde belirtilen kişisel verilerin işlenmesine ilişkin şartlara uygun olarak işlenmektedir. Kişisel verilerinizin ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verilerinizin işlenmesi amaçları tahdidi olmamak üzere: Şirket’in ve/veya grup şirketlerinin, bağlı şirketlerinin insan kaynakları politikalarının ve operasyonlarının yürütülmesi, insan kaynakları politikalarına uygun şekilde açık pozisyonlara uygun personel teminidir.

c) Kişisel Verilerinizin Aktarılması Kişisel verileriniz ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verileriniz, yukarıda b) bendinde belirtilen amaçların gerçekleştirilmesi ile sınırlı olmak üzere, Şirket’in grup şirketlerine, bağlı şirketlerine, hissedarlarına, iş ortaklarına, Kanun’un 8. ve 9. maddelerinde belirtilen şartlara uygun olarak aktarılabilecek ve aktarım yapılan bu kuruluşlar tarafından da verileriniz işlenebilecektir.

d) Kişisel Veri Toplamanın Yöntemi ve Hukuki Sebebi Kişisel verileriniz ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verileriniz, bu formun veri sahibi olarak tarafınızca doldurulması ve/veya Şirketimize herhangi bir kanaldan iş başvurusu yapmanız halinde ilettiğiniz bilgi ve belgeler yoluyla toplanmaktadır. Yukarıda belirtilen hukuki sebeplerle toplanan kişisel verileriniz ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verileriniz, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen kişisel veri işleme şartları ve amaçları kapsamında bu Aydınlatma ve Rıza Metni’nin b) ve c)bentlerine tabi olarak işlenebilmekte ve aktarılabilmektedir.

e) Kişisel Veri Sahibinin Kanun’un 11. maddesinde Sayılan Hakları Kanun’un 11. maddesi uyarınca veri sahipleri,
• Kişisel veri işlenip işlenmediğini öğrenme,
• Kişisel verileri işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,
• Kişisel verilerin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,
• Yurt içinde veya yurt dışında kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,
• Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması hâlinde bunların düzeltilmesini isteme ve bu kapsamda yapılan işlemin kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
• Kanun ve ilgili diğer kanun hükümlerine uygun olarak işlenmiş olmasına rağmen, işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması hâlinde kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesini isteme ve bu kapsamda yapılan işlemin kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
• İşlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme,
• Kişisel verilerin kanuna aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğraması hâlinde zararın giderilmesini talep etme
haklarına sahiptir.

Kişisel verilerimin ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafınızla paylaşmış olduğum, özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verilerimin işbu Aydınlatma ve Rıza Metni’nin imza tarihinden itibaren 5 (beş) yıl süre ile Şirket tarafından kurulan ortak veri tabanında, Şirket ve/veya Şirket tarafından tayin edilen veri işleyen tarafından tutulabileceğini, işlenebileceğini, kullanılabileceğini, aktarılabileceğini, aktarım yapılan kişi/kurumlar tarafından da işlenebileceğini, veri sahibi olarak haklarım konusunda, Kanun’un 11. maddesi kapsamında eksiksiz bir şekilde bilgilendirilmiş olduğumu kabul, beyan ve taahhüt ederim.