Yeşilden En Çok Türkiye Etkilenecek

GB’nin asimetrik yapısından kaynaklanan sistematik sorunlar çözülmeli. Sınırda karbon düzenlemesi yükümlülüklerle çelişmemeli. Rekabet gücümüzü korumak için yeşil dönüşümün bir parçası olmak zorundayız. AB yeşil gündem ve dijitalleşme projelerine daha fazla fon sağlayacak.

AB’nin yeni büyüme stratejisi olarak anılan Avrupa Yeşil Mutabakatı (AYM) çerçevesinde ön plana çıkan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasını (SKDM), AB’ye ihracatımızın korunması ve artırılması açısından dikkatle takip ediyoruz. SKDM’nin yasal çerçevesine dair öneri, Avrupa Komisyonu tarafından, 14 Temmuz 2021 tarihinde “Fit for 55” adlı mevzuiat paketi kapsamında sunulmuş ve SKDM’nin, AB’nin karbon fiyatlandırma mekanizması olan Emisyon Ticaret Sistemini yansıtacak şekilde tasarlanması teklif edilmiştir. AB içinde enerji yoğun üretim yapan sanayi tesislerinin sebep olduğu sera gazı emisyonları Emisyon Ticareti Sistemi vasıtasıyla maliyetlendirilmektedir. Önümüzdeki dönemde, sözkonusu maliyete eşdeğer düzeydeki vergi yükünün SKDM ile belli sektörlerdeki AB ithalatçılarından talep edilmesi öngörülmektedir. SKDM’nin aşamalı olarak uygulanması ve başlangıçta yalnızca yüksek karbon kaçağı riski taşıyan demir-çeilik, çimento, gübre, alüminyum ve elektrik üretimini kapsayan 5 sektör için geçerli olması öngörülmektedir. Önümüzdeki dönemde, Türkiye ile AB arasınidaki güçlü bağın korunabilmesi için SKDM’nin iki tarafın uluslararası taahhütleri ve Gümrük Birliği’nden kaynaklanan yükümlülükleriyle çelişmemesi gerekmektedir. Bu mekanizmainın, Türkiye ile AB arasındaki malların serbest dolaşımını ve Gümrük Birliği, Türkiye-AB AKÇT STA’sı ve tarım ürünleri ticaretine ilişkin 1/98 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı kapsamında, AB tarafından uygulanması gereken danışma usullerini etkilememesi önem arz etmektedir. Sonuç olarak, AB özellikle AYM ile birlikte çevresel öncelikleri, ortak ticaret politikasında daha belirleyici bir unsur haline getirecek görünmektedir. Dolayısıyla Gümrük Birliği’nin güncellenmesi müzakerelerinin başlaması durumunda, çevre ve iklim değişikliğine ilişkin hususları da gündeme gelecektir. Bu nedenle, Gümrük Birliği ve AKÇT STA’sı ile sağlanan derin ticari entegrasyonumuz göz önünde bulunduirularak, AB ile ikili ticaretimizde karşılaşılması muhtemel olumsuzlukların ortadan kaldırılmaisı için çalışmaların eşgüdüm içinde yürütülmesi ve bu çalışmalara özel sektörün katılması için azami çaba harcıyoruz.

YEŞİL'DEN EN ÇOK TÜRKİYE ETKİLENECEK
Türkiye, Avrupa Yeşil Mutakabatı'na ne kadar hazır?

Türkiye, hem AB üyeliğine aday bir ülke olarak, hem AB ile arasındaki Gümrük Birliği’nden dolayı AYM’den en çok etkilenecek ülkeler arasındadır. Biz gerek AB müktesebatına uyum çalışmalarımız gerek ticari ilişkilerimiz açısından gelişmeileri yakından takip ediyor, AYM’ye hazır olmak için ilgili tüm tarafl arın dahil olduğu kapsamlı çalışmalar yürütüyoruz. Ticaret Bakanlığımızın eşgüdümünde hazırlanan ülkemizin AYM Eylem Planı temmuzda açıklandı. 9 ana başlık altında toplam 32 hedef ve 81 eylemi içeren AYM Eylem Planı, ülkemizin yeşil dönüşüm alanında gerçekleştireceği uyum çalışmailarına yol gösterecektir. AYM Eylem Planı kapsamında sürdürülebilir akıllı ulaşım, tarım, temiz, ekonomik ve güvenli enerji arzı, döngüsel ekonomi gibi birçok alanda kapsamlı hedef ve eylemlere yer verilimektedir. Yeşil dönüşüm kapsamındaki, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliğinde ülkemiz çok önemli atılımlar atmıştır. Ayirıca, AYM kapsamında AB’nin karbon-nötr olma hedefine ulaşmasında kilit rol oynaiyacağı düşünülen hidrojen teknolojilerine yönelik çalışmalara da hız verilmelidir.

'DÖNÜŞÜMÜN PARÇASI OLMAK ZORUNDAYIZ'
AB, Türkiye’nin en büyük ticaret ortağıdır ve dış ticaretimizde rekabet gücümüizü koruyabilmemiz için AB’deki yeşil dönüşümün bir parçası olmak zorundayız. Bu bağlamda, Gümrük Birliği altındaki teknik mevzuata uyum sürecinin kararilılıkla sürdürülmesini çok önemsediğimi vurgulamak isterim. Bu husus AYM Eylem Planımızın başarıyla uygulanmasına da katkı sağlayacaktır. Öte yandan bu hedefl erin, sadece AYM açısından değil, AB’ye ihracatımız açısından da dikkatle takip edilmesi gerekiyor. Ülkemize özgü bir karbon fiyatlandırma mekanizmasının kuirulması büyük önem taşıyor. Ayrıca AYM’ye uyum kapsamında sektörlerin emisyon yoğunluklarının düşürülmesi için gereken maliyet ve teknik yeterlilik ile kapasite ihtiyacının da dikkate alınması gerekiyor.

GÜNCELLEMELERİ AB BEKLETİYOR
Gümrük Birliği'nin revizyonuna ilişkin müzakereler hangi aşamada?

Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin güncellenmeisi teknik çalışmaları Nisan 2014’te başlamışitır. Avrupa Komisyonu ile varılan mutabakat çerçevesinde, GB’nin işleyişinden kaynaklainan sorunların giderilmesi, mevcut GB’nin modernize edilmesi ve ikili ticaretin daha da geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Esasen Ticaret Bakanlığımızın eşgüdümünde yürütülen süreçte, AB Başkanlığımız dâhil ilgili kurum ve kuruluşlarımızın katkılarıyla yoğun bir hazırlık dönemi sürdürülmüştür. Benzer bir hazırlık süreci, Avrupa Komisiyonu'nca da yürütülmüş ve nihayetinde Avrupa Komisyonu 21 Aralık 2016'da GB’nin güncellenmesine ilişkin müzakerelerin başlatılması yetkisini üye ülkelerin oluşiturduğu AB Bakanlar Konseyi’nden talep etmiştir. Ancak söz konusu yetki kararı bazı üye ülkelerin siyasi engellemeleri nedeniyle halen çıkmamıştır ve bu engellemelerin kaldırılması Türkiye-AB ilişkilerinin genel seyriyle ilişkilendirilmektedir.

 

GB GÜNCELLEMESİ, KIBRIS VE DOĞU AKDENİZ'E KOŞULLANDIRILDI
Ekim 2020 AB Liderler Özel Zirvesinde Türkiye-AB pozitif siyasi gündemi ortaya konulmuş, Mart 2021 AB Liderler Zirvesinde ise Komisyon’a, GB’nin işleyi- şinde mevcut zorlukları ele almak üzere Türkiye ile görüşmeleri yoğunlaştırma, Konsey’e de eşzamanlı olarak güncellemeye yönelik yetki üzerinde çalışma çağrısında bulunulmuştur. Bu kapsamda, Haziran Zirvesine kadar geçen süreçte Avrupa Komisyonu yetkilileri ile teknik düzeyde görüşmeler, mektup teatileri ve üst düzey temaslar gerçekleştirilimiştir. Ancak, ülkemizin iyi niyetli çabalarına ve kararlılığına rağmen, 24-25 Haziran 2021 tarihinde gerçekleştirilen Zirvede maalesef bu konuda somut bir karar çıkmamış; GB güncellemesi, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz konuları ile koşullandırılmıştır. Ülkemizin bu süreçten temel beklentisi, Gümrük Birliği güncelleme müzakerelerine derhal başlanarak, AB’nin karar alma süreçlerine dâhil olunamaması, AB’nin serbest ticaret anlaşması yaptığı üçüncü ülkelerle benzeri anlaşmalar yapma sürecinde yaşanan sıkıntılar ve karayolu taşımacılığı konusunda yaşadığımız sorunlar başta olmak üzere, GB'nin asimetrik yapısından kaynaklanan sistematik sorunların çözüme kavuşturulmasıdır. Bilahare, GB'nin kapsamının hizmetler ve kamu alımlarını da içerecek şekilde genişletilmesi ve tarım ürünleri ticaretinde tavizlerin artırılması ile değişen dünya koşullarına uyum sağlanması ve AB ile ekonomik entegrasyonumuzun güçlendirilmesi de hedeflenmektedir. Güncelleme müzakerelerinin ve güncellemiş bir Gümrük Birliği anlaşmasının onay sürecinin de 2-5 yıl sürebileceği tahmine müsaittir.

AB-Türkiye ilişkilerinin bellek tazelemeye ihtiyacı varılan
Maruf Buzcugil

Bugüne kadar türlü gerekçelerle krizlere, yol kazalarına sahne olan, az da olsa zaman zaman umut ve cesaret verici ilerlemeler gösteren AB-Türkiye ilişkileri, göç krizinin itici gücüyle “Gümrük Birliği’nin güncellenmesi” ve “Yeşil Mutabakat” gündemine odaklanmaya çalışıyor. AB Başkanı ve Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Faruk Kaymakcı , DÜNYA okurları için Ankara Sohbetleri kapsamında sorularımızı içtenlikle yanıtladı, Türkiye-AB ilişkilerindeki güncel durumu değerlendirdi. AB Başkanı Kaymakcı, “konjonktürel sorunlara rağmen AB’ye katılım kararlılığımızı sürdürüyoruz” mesajını verdi.

Bir türlü bitmeyen "uzun ince bir yol"
AB ile Gümrük Birliği sarmalında süre gelen ilişkimiz inişli çıkışlı seyrediyor. Türkiye’nin AB yolculuğu, tam üyelikle sonuçlanacağı varsayımı altında; üyelik başvurusunun yapıldığı günden bu yana hep dillere pelesenk olan “uzun ince bir yol” benzetmesiyle anıldı. 1963 Ankara Antlaşması’yla önümüzde bulduğumuz bu zorlu yolun uzunluğunun ne kadar olduğunu, yolculuğun ne kadar süreceğini, hiçbir zaman bilemedik. Bu yolda sürekli “heyelan” tehlikesi altında ilerledik. Ancak 1996’da eksiklerle de olsa Gümrük Birliği’ni gerçekleştirdik. Büyüme çağındaki sanayimizi rekabete açtık. Acılar çektik ama sanayicilerimiz, ihracatçılarımız çoğu sınavdan başarıyla geçti.

GB, Yeşil Mutakabat iç içe
Şimdi, AB’yi Türkiye’nin uluslararası ticaretinde birinci sıraya yerleştiren sanayicilerimizin, ihracatçılarımızın önünde AB’nin kabul ettiği, ticaret ortaklarının da uymasını beklediği “Yeşil Mutabakat” var. Bunun çevre duyarlılığının, yeşillenmenin ötesinde, “yeni nesil bir büyüme modeli, üretim ve tüketim modeli” olduğunu gözden ırak tutmamak gerekiyor. Türkiye, iç içe geçeceği belli olan Gümrük Birliği’nin yeniden ele alınması ve yeşil uyum süreçlerini birlikte götürmek zorunda.

Demokrasi ve hukuk reformları
AB genişledikçe genişledi. Ensemizde bozalar pişirilirken gözümüze sokulan Maastricht ve Kopenhag kriterleri, AB içinde bile su götürmez tartışmalara vesile oluyor. Geçen yüzyılın ekonomik kaygılarını taşıyan Maastricht Kriterleri, art arda gelen küresel sarsıntılarla bozulurken, Kopenhag kriterleri açısından sorgulamalar, hem AB içindeki Macaristan ve Polonya gibi ülkeler hem de Türkiye için güncelliğini koruyor. Türkiye’nin, AB’nin kendi içinde soruşturduğu üye ülkelerden daha öte demokrasi ve hukuk standardına ulaşması, topluluğa üye olsa da olmasa da ekonomik refahını artırabilmesi, toplumsal adaleti sağlayabilmesi için vazgeçilmez bir hedef.

Göç yönetimi önemli
Göç krizi Türkiye –AB ilişkilerinde önemli bir alan yarattı. Göç dalgalarının etkisiyle 2015 yılı sonundan itibaren yeniden canlanmaya başlayan Türkiye –AB ilişkileri, COVID-19 pandemisinin göç akınlarını yavaşlatmasıyla uyuklama dönemine girdi. Türkiye’nin başta Suriye olmak üzere güneyden gelen göç akınlarını engelleyen ülke konumunu sevmesi, AB’nin de göç krizi vesilesiyle o döneme kadar ağırdan aldığı konuları göç sorununu öne çıkararak masaya taşıması ilişkileri yeni bir boyuta taşımıştı. 18 Mart 2016’da varılan mutabakat, tam üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılması, gümrük birliğinin güncellenmesi, vize serbestisi, terörle mücadele mevzuatının gözden geçirilmesi, Avrupa Polis Örgütü- Europol ile operasyonel işbirliği gibi konuları da kapsıyordu. Doğu Akdeniz’de yaşanan sorunlar, Kıbrıs ve Ege sorunları ve ardından gelen pandemi, mutabakatın yaşama geçmesini büyük ölçüde engelledi.

Yapılan araştırmalar, önümüzdeki 15-20 yıl içinde en az 100 milyon insanın Afrika, Ortadoğu ve Asya’dan batıya doğru yöneleceğini öngörüyor. Bu göç hareketinin pandemi, iklim değişikliği ve çatışmalardan kaynaklanması bekleniyor. Öngörüler geçiş ülkesi konumundaki Türkiye’nin AB ve dünya nezdindeki öneminin daha da artacağını gösteriyor.


Kaynak:Dünya Gazetesi
Ventur Gumruk Musavirligi Tarafından Derlenmistir.

E-Mail ile Paylaş

e-mail ile paylaşımınız başarıyla tamamlanmıştır.

Diğer Haberler


AYDINLATMA VE RIZA METNİ

İşbu Aydınlatma ve Rıza Metni, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) uyarınca, VENTUR GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİ ve DANIŞMANLIK LTD. ŞTİ. (“Şirket”) tarafından veri sahiplerinden temin edilen kişisel verilerin ve özel nitelikli kişisel verilerin, işlenmesine ilişkin usul ve esaslara ilişkin olarak işe alım görüşmeleri esnasında veri sahiplerinin aydınlatılması ve aşağıda kapsam ve amaçlarla verilerin işlenmesine ilişkin rızalarının temini amacı ile düzenlenmiştir.

İşbu Aydınlatma ve Rıza Metni’nde kullanılan; “kişisel veri” kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye (Çalışan Adayı’na) ilişkin her türlü bilgiyi, “kişisel verilerin işlenmesi” kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlemi, “özel nitelikli kişisel veri” kişinin (Çalışan Adayı’nın) ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verilerini, ifade eder.

a) Veri Sorumlusu Hakkında Kişisel verileriniz ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verileriniz, Kanun kapsamında aşağıda belirtilen kapsam ve amaçlar ile Şirket tarafından işlenebilecektir. Kanun kapsamında Şirket veri sorumlusu olarak kabul edilmektedir.

b) Kişisel Verilerinizin İşlenme Amaçları Kişisel verileriniz ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verileriniz, Kanun’un 5 ve 6. maddelerinde belirtilen kişisel verilerin işlenmesine ilişkin şartlara uygun olarak işlenmektedir. Kişisel verilerinizin ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verilerinizin işlenmesi amaçları tahdidi olmamak üzere: Şirket’in ve/veya grup şirketlerinin, bağlı şirketlerinin insan kaynakları politikalarının ve operasyonlarının yürütülmesi, insan kaynakları politikalarına uygun şekilde açık pozisyonlara uygun personel teminidir.

c) Kişisel Verilerinizin Aktarılması Kişisel verileriniz ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verileriniz, yukarıda b) bendinde belirtilen amaçların gerçekleştirilmesi ile sınırlı olmak üzere, Şirket’in grup şirketlerine, bağlı şirketlerine, hissedarlarına, iş ortaklarına, Kanun’un 8. ve 9. maddelerinde belirtilen şartlara uygun olarak aktarılabilecek ve aktarım yapılan bu kuruluşlar tarafından da verileriniz işlenebilecektir.

d) Kişisel Veri Toplamanın Yöntemi ve Hukuki Sebebi Kişisel verileriniz ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verileriniz, bu formun veri sahibi olarak tarafınızca doldurulması ve/veya Şirketimize herhangi bir kanaldan iş başvurusu yapmanız halinde ilettiğiniz bilgi ve belgeler yoluyla toplanmaktadır. Yukarıda belirtilen hukuki sebeplerle toplanan kişisel verileriniz ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verileriniz, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen kişisel veri işleme şartları ve amaçları kapsamında bu Aydınlatma ve Rıza Metni’nin b) ve c)bentlerine tabi olarak işlenebilmekte ve aktarılabilmektedir.

e) Kişisel Veri Sahibinin Kanun’un 11. maddesinde Sayılan Hakları Kanun’un 11. maddesi uyarınca veri sahipleri,
• Kişisel veri işlenip işlenmediğini öğrenme,
• Kişisel verileri işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,
• Kişisel verilerin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,
• Yurt içinde veya yurt dışında kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,
• Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması hâlinde bunların düzeltilmesini isteme ve bu kapsamda yapılan işlemin kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
• Kanun ve ilgili diğer kanun hükümlerine uygun olarak işlenmiş olmasına rağmen, işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması hâlinde kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesini isteme ve bu kapsamda yapılan işlemin kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
• İşlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme,
• Kişisel verilerin kanuna aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğraması hâlinde zararın giderilmesini talep etme
haklarına sahiptir.

Kişisel verilerimin ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafınızla paylaşmış olduğum, özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verilerimin işbu Aydınlatma ve Rıza Metni’nin imza tarihinden itibaren 5 (beş) yıl süre ile Şirket tarafından kurulan ortak veri tabanında, Şirket ve/veya Şirket tarafından tayin edilen veri işleyen tarafından tutulabileceğini, işlenebileceğini, kullanılabileceğini, aktarılabileceğini, aktarım yapılan kişi/kurumlar tarafından da işlenebileceğini, veri sahibi olarak haklarım konusunda, Kanun’un 11. maddesi kapsamında eksiksiz bir şekilde bilgilendirilmiş olduğumu kabul, beyan ve taahhüt ederim.