Küresel Borçlar Alarm Veriyor

COVID-19’un en önemli ekonomik sonucu 2020 yılında küresel ekonomide tarihi bir daralma yaratmasıdır. Onca para ve maliye politikası desteğine rağmen küresel ekonomide muhtemelen yüzde 4 civarı bir daralma ile karşılaşacağız. İçinde bulunduğumuz yılın ilk çeyreğinde de benzer bir etki devam ediyor. Yaşananların mikroekonomi çerçevesinde, hane halkı ve firmalar boyutuyla iki önemli sonucu bulunuyor. Bu sonuçlar makroekonomiyi önemli boyutta etkilemeye aday görünüyor. Hanehalkı açısından bu sonuç, işsizlik ve bununla bağlantılı olan gelir dağılımı sorunlarıdır. Birçok ülke çalışan destekleri ve işten çıkarma yasakları ile bu sorunu yönetmeye çalışıyor. Baz etkisiyle bu yılın ikinci yarısında itibaren 2022 sonuna kadar görece güçlü büyümeler görebiliriz ama istihdam ve gelir dağılımı ile ilgili sıkıntılar daha net bir şekilde karşımıza çıkmaya aday görünüyor.

Yaşananların ikinci boyutu ise ekonomideki daralmanın özellikle hizmet sektörlerinde olmak üzere firmaların gelirlerini, kârlılıklarını olumsuz etkilemesi, hatta kapanmalarına kadar gidecek bir yol açmasıdır. Ekonominin iki mikrobiriminin, hanelerin ve firmaların yaşadığı bu sorunlar, makro anlamda çözülmesi gereken bir soruna dönüşmüş durumda. Bunun ana nedeni, yüksek borçluluktur. 2000’li yılların başından bu yana küresel borç stoku çok hızlı bir şekilde artıyor. 2008 küresel krizinden sonra daha da hızlandı. Merkez bankalarının sağladığı büyük likidite açık piyasa işlemleriyle bankacılık sektörüne, oradan da krediye dönüştü. Uluslararası Finans Enstitüsü’nün son yayınladığı rapora göre küresel borç stok rakamı 281 trilyon doları geçmiş bulunuyor. Küresel ekonominin tahmini üretim değeri 2020 yılında 87 trilyon dolardan 80 trilyon dolara gerilemiş görünüyor. Bunun anlamı, küresel ekonomide yaratılan gelirin yaklaşık 3,4 katı bir borç oranına ulaşılmış olmasıdır. Yaklaşık 15 yıl önce küresel GSYİH yaklaşık 70 trilyon dolar, küresel borç 140 trilyon dolardı. Gelirin iki katı bir borç vardı. Şimdi 3,5 katına çıktı. Grafikten izlenebileceği gibi, haneler, devletler, reel sektör, finans sektörü gibi tüm kesimlerin borcu artıyor. COVID-19 süreci hem verilen yeni kredilerle hem devletlerin güçlü maliye politikalarıyla borçlanmayı daha da hızlandırdı.
Büyümeyle ilgili her sorun, borçların geri ödenememe riskini arttırır. Ekonominin reel kesiminin sorunu artan kredi riskleriyle bankacılık sektörünün sorunu olmaya başlar. Bu sorun vardı, COVID-19 süreci ile daha da artmış durumda. Önümüzdeki dönemde çok iyi yönetilmesi gereken bir borç yapılandırma süreci ile karşı karşıya olacağız. Devlet borçları genelde iç borçtur ve muhtemelen parasallaşma ile finanse edilecektir. Dış borcu yüksek olan devletlerin işi daha zor olacak görünüyor. Asıl sorun hanehalkı ve reel sektör borçlarında görünüyor. Küresel boyutta hanehalkı borcunun GSYİH’ya oranı yüzde 65’lere gelmiş durumda. Bu oran gelişmiş ülkelerde yüzde 77, gelişmekte olan ülkelerde yüzde 44. Türkiye’de yüzde 18. Görece iyi ama artış hızı yüksek. Bir önceki yıl yüzde 15 seviyesindeydi. Küresel anlamda reel sektör borçlarının GSYİH’ya oranı yüzde 100’ü geçmiş durumda. Oran gelişmiş ülkelerde 98, gelişmekte olan ülkelerde 104. Türkiye’de oran 75,8. Fakat artış hızı oldukça yüksek. Bir önceki yıl yüzde 65 seviyesindeydi. Bu oran Güneydoğu Asya ülkelerinde yüzde 131. Çin’de yüzde 164. Çok yüksek. Latin Amerika’da ortalama yüzde 43.

Sonuç olarak, küresel ekonomide yaratılan gelirin çok üzerinde ve artmaya devam eden bir borç sorunu var. COVID-19 yarattığı daralma, gelir dağılımı gibi sorunlarla beraber beklenen teknolojik devrimi hızlandırmasıyla, istihdam ve gelir yaratma sorununu ağırlaştırmaya aday görünüyor. Böyle bir gelişme, yaratacağı talep sorunlarıyla önümüzdeki yıllarda ortalama büyüme hızlarını aşağı çekebilir. Bunun anlamı finans sektörü için kredi risklerinin artmasıdır. Ekonomi tarihi bize bu tür yüksek borçluluk dönemlerinin kriz yaratma potansiyelinin yüksek olduğunu gösteriyor. Buna engel olmak için, küresel düzeyde iyi yönetilen ciddi bir borç yapılandırma sürecine ihtiyaç bulunuyor.

Kaynak: Dünya Gazetesi
Ventur Gumruk Musavirligi Tarafından Derlenmistir.

E-Mail ile Paylaş

e-mail ile paylaşımınız başarıyla tamamlanmıştır.

Diğer Haberler


AYDINLATMA VE RIZA METNİ

İşbu Aydınlatma ve Rıza Metni, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) uyarınca, VENTUR GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİ ve DANIŞMANLIK LTD. ŞTİ. (“Şirket”) tarafından veri sahiplerinden temin edilen kişisel verilerin ve özel nitelikli kişisel verilerin, işlenmesine ilişkin usul ve esaslara ilişkin olarak işe alım görüşmeleri esnasında veri sahiplerinin aydınlatılması ve aşağıda kapsam ve amaçlarla verilerin işlenmesine ilişkin rızalarının temini amacı ile düzenlenmiştir.

İşbu Aydınlatma ve Rıza Metni’nde kullanılan; “kişisel veri” kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye (Çalışan Adayı’na) ilişkin her türlü bilgiyi, “kişisel verilerin işlenmesi” kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlemi, “özel nitelikli kişisel veri” kişinin (Çalışan Adayı’nın) ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verilerini, ifade eder.

a) Veri Sorumlusu Hakkında Kişisel verileriniz ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verileriniz, Kanun kapsamında aşağıda belirtilen kapsam ve amaçlar ile Şirket tarafından işlenebilecektir. Kanun kapsamında Şirket veri sorumlusu olarak kabul edilmektedir.

b) Kişisel Verilerinizin İşlenme Amaçları Kişisel verileriniz ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verileriniz, Kanun’un 5 ve 6. maddelerinde belirtilen kişisel verilerin işlenmesine ilişkin şartlara uygun olarak işlenmektedir. Kişisel verilerinizin ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verilerinizin işlenmesi amaçları tahdidi olmamak üzere: Şirket’in ve/veya grup şirketlerinin, bağlı şirketlerinin insan kaynakları politikalarının ve operasyonlarının yürütülmesi, insan kaynakları politikalarına uygun şekilde açık pozisyonlara uygun personel teminidir.

c) Kişisel Verilerinizin Aktarılması Kişisel verileriniz ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verileriniz, yukarıda b) bendinde belirtilen amaçların gerçekleştirilmesi ile sınırlı olmak üzere, Şirket’in grup şirketlerine, bağlı şirketlerine, hissedarlarına, iş ortaklarına, Kanun’un 8. ve 9. maddelerinde belirtilen şartlara uygun olarak aktarılabilecek ve aktarım yapılan bu kuruluşlar tarafından da verileriniz işlenebilecektir.

d) Kişisel Veri Toplamanın Yöntemi ve Hukuki Sebebi Kişisel verileriniz ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verileriniz, bu formun veri sahibi olarak tarafınızca doldurulması ve/veya Şirketimize herhangi bir kanaldan iş başvurusu yapmanız halinde ilettiğiniz bilgi ve belgeler yoluyla toplanmaktadır. Yukarıda belirtilen hukuki sebeplerle toplanan kişisel verileriniz ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verileriniz, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen kişisel veri işleme şartları ve amaçları kapsamında bu Aydınlatma ve Rıza Metni’nin b) ve c)bentlerine tabi olarak işlenebilmekte ve aktarılabilmektedir.

e) Kişisel Veri Sahibinin Kanun’un 11. maddesinde Sayılan Hakları Kanun’un 11. maddesi uyarınca veri sahipleri,
• Kişisel veri işlenip işlenmediğini öğrenme,
• Kişisel verileri işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,
• Kişisel verilerin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,
• Yurt içinde veya yurt dışında kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,
• Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması hâlinde bunların düzeltilmesini isteme ve bu kapsamda yapılan işlemin kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
• Kanun ve ilgili diğer kanun hükümlerine uygun olarak işlenmiş olmasına rağmen, işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması hâlinde kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesini isteme ve bu kapsamda yapılan işlemin kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
• İşlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme,
• Kişisel verilerin kanuna aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğraması hâlinde zararın giderilmesini talep etme
haklarına sahiptir.

Kişisel verilerimin ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafınızla paylaşmış olduğum, özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verilerimin işbu Aydınlatma ve Rıza Metni’nin imza tarihinden itibaren 5 (beş) yıl süre ile Şirket tarafından kurulan ortak veri tabanında, Şirket ve/veya Şirket tarafından tayin edilen veri işleyen tarafından tutulabileceğini, işlenebileceğini, kullanılabileceğini, aktarılabileceğini, aktarım yapılan kişi/kurumlar tarafından da işlenebileceğini, veri sahibi olarak haklarım konusunda, Kanun’un 11. maddesi kapsamında eksiksiz bir şekilde bilgilendirilmiş olduğumu kabul, beyan ve taahhüt ederim.