Ciro Bazlı Vergi indirimine Temkinli Yaklaşım

Ekonomi yönetiminin 10 milyon liranın üzeri ciroya kurumlar vergisini indirme hazırlıkları tartışılıyor. Detayları henüz netleşmeyen yeni vergi sistemine, kriterin sadece ciroyla sınırlı olduğu gerekçesiyle vergi uzmanları temkinli yaklaşırken, iş dünyası bu kararın yatırımları artıracağı görüşünde.
Ekonomi yönetiminin, kurumlar vergisinde ciro bazlı sisteme geçerek, 10 milyon lira ve üzerinde cirosu bulunan işletmelerin vergisini yüzde 15’e düşürme yönünde yaptığı hazırlıklar, vergi uzmanları tarafından temkinle karşılanırken iş dünyasından destek gördü.

2017 yılından itibaren 3 yıllık süre için yüzde 20’den yüzde 22’ye yükseltilen kurumlar vergisinde, süre 31 Aralık 2020’de doluyor. 2021 yılı ve sonrasında uygulanmak üzere bir çalışma başlatan ekonomi yönetimi, yeni dönemde, gelir vergisinde olduğu gibi kurumlar vergisinde de kademeli bir sisteme geçmeyi planlıyor. Edinilen bilgilere göre yeni dönemde kurumlar vergisinde oran, ciro kriterlerine göre yüzde 15 ile yüzde 18 arasında değişecek. Bu kapsamda 10 milyon liranın üzerinde cirosu bulunan şirketler yüzde 15 kurumlar vergisi ödeyecek. Ancak halen vergisini düzenli ödeyen mükelleflere uygulanan 5 puanlık indirimin, yeni vergi oranıyla birlikte uygulanıp uygulanmayacağı ise bilinmiyor. Küresel salgının da etkisiyle ekonomi ve piyasalarda yaşanan sıkışıklığı aşmaya yönelik önlem almak üzere yapılan bu çalışmanın ekim ayı içinde yasalaştırılması bekleniyor.

Detayları henüz netleşmeyen yeni vergi sistemine, kriterin sadece ciroyla sınırlı olduğu gerekçesiyle vergi uzmanları temkinli yaklaşırken, iş dünyası bu kararın yatırımları artıracağı ve Yeni Ekonomi Programı’nda (YEP) yer alan büyüme hedefine katkı sağlayacağı görüşünü savundular.

Geçici olarak yüzde 22’ye çıkarılmıştı

2017 yılında yapılan değişiklikle, kurumlar vergisi oranı 2018, 2019 ve 2020 yılları kurum kazançlarına uygulanmak üzere geçici olarak yüzde 20‘den yüzde 22’ye çıkarıldı. Üç yıllık bir dönemi kapsayan bu uygulamanın süresi, 31 Aralık’ta sona eriyor. Herhangi bir değişiklik olmadığı takdirde, 2021 ve sonraki yıllar kurum kazançlarına yeniden yüzde 20 kurumlar vergisi uygulanacak.

STK uzmanları ne diyor?
“Az gelişmiş bölgelerdeki indirimli vergi daha çok mükellefi kapsamalı”

MÜSİAD Başkanı Abdurrahman Kaan, MÜSİAD olarak bütün vergi türlerinde vergi adaletinin sağlanması gerektiğine inandıklarını bildirdi. “Genellikle ödeme gücü ilkesi gözetmeksizin alınan dolaylı vergilerle kıyaslandığında; doğrudan vergilerin daha verimli, adil ve yaygın olduğunu görüyoruz” diyen Kaan, “Ödeme gücüne göre alınarak mali ve finansal altyapımızda oldukça önemli bir yeri bulunan kurumlar vergisinde adaletin sağlanmasını oldukça önemsiyoruz. Bu kapsamda, kurumlar vergisinin tüzel kişiliklerin hukuki yapı farklılıklarından kaynaklanan eşitsizlikleri ortadan kaldıracak şekilde biçimlendirilmesi gerektiğini her fırsatta dile getiriyoruz” dedi. Azgelişmiş bölgelerdeki indirimli kurumlar vergisinin daha fazla mükellefi kapsayacak şekilde düzenlenmesi gerektiğine inandıklarının altını çizen Kaan, halen yüzde 22 olan kurumlar vergisinin alt dilime çekilmesinin iş dünyasını ciddi bir mali yükten kurtaracağını bildirdi. Bu düzenlemenin COVID-19’un finansal durumlarda oluşturduğu tahribatın telafi edilmesinde önemli rol oynayacağını dile getiren Kaan, “Kurumlar vergisinde yapılacak bu düzenlemenin, gerek yurtiçi yatırımlar gerekse doğrudan yabancı yatırımları teşvik edeceğini ve böylece istihdam artışında belirgin bir etkisi olacağına inanıyoruz” diye konuştu. Kaan, kurumlar vergisinde 2021 yılı itibariyle yapılacak ciddi indirimin, büyük ya da küçük ayırt etmeksizin bütün işletmelerin finansal anlamda elini rahatlatacağını ve yüzde 5.8’lik büyüme hedefinde kritik bir rol oynayacağını anlattı.

“Kurumlar vergisi ve KOBİ vergilerinde indirime gidilmesi zorunluluk”

1980’li yıllarda ABD’de Ronald Reagan ve İngiltere’de Margaret Thatcher döneminden başlayarak vergi oranlarında indirimlere gidildiğini hatırlatan TÜRMOB Başkanı Emre Kartaloğlu, indirimde düşük ama etkin vergi oranlarıyla daha yüksek oranlı vergi hasılatı elde edileceğine yönelik kuramsal yaklaşımın etkili olduğunu söyledi. Türkiye’de ise 2006 yılında yüzde 30’dan yüzde 20’ye indirilen kurumlar vergisinin, 2018-2020 dönemi için yüzde 22’ye çıkarıldığını hatırlatan Kartaloğlu, kurumlar vergisi yüksek ülkelerde indirim çalışmalarıyla Ar-Ge faaliyetlerinin desteklenmesine yönelik istisnaların artarak devam ettiğini belirtti. Bugün yüzde 30’un üzerinde vergi uygulayan sadece Fransa ve Portekiz’in kaldığını, Macaristan’ın ise yüzde 9 ile en düşük vergi uygulayan ülke olduğu bilgisini veren Emre Kartaloğlu, Türk şirketlerinin uluslararası rekabeti açısından vergi oranlarında indirime gidilmesinin olumlu bir gelişme olacağını söyledi.

Ayrıca KOBİ’lere yönelik olarak genel orandan daha düşük bir kurumlar vergisi belirlenmesinin, ekonominin can damarı olan KOBİ’leri teşvik eden bir gelişme olduğunu ve birçok ülkenin bunu uyguladığını kaydeden Kartaloğlu, “Kurumlar vergisi oranlarında ve özellikle KOBİ’lerin vergi oranlarında indirime gidilmesinin bir zorunluluk olduğu değerlendirilmektedir. Bu çerçevede istihdam ve üretime olumlu etki sağlanabilecektir” diye konuştu.

“Ciro yerine istihdam, ihracat, sektör, üretim gibi kriterler olmalı”

Başkent Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Ozan Bingöl, kurumlar vergisinde sadece ciro bazlı indirim uygulamasının vergi adaleti yönünden sakıncalı bir durum olduğunu söyledi. Burada yapılması gerekenin: ihracatçıyı, imalatçıyı, istihdam yaratanı ve bazı sektörel iş ve işletmeleri belirleyip bu kriterlere göre düşük oranlı bir vergi uygulaması olduğunu dile getiren Bingöl, “Ama genel oran olan yüzde 20 ile oynamak ve cirosu yüksek işletmelere sadece bu düşük oranlı kurumlar vergisini uygulayacak olmak hiç rasyonel değildir. Bu durum vergi gelirlerini azaltırken aynı zamanda bütçeye yük demektir” dedi. Avrupa’da bunun aksine KOBİ’lere, gelişmekte olan işletmelere daha düşük oranlı kurumlar vergisi uygulandığına dikkat çeken Ozan Bingöl, “Örneğin İngiltere’de petrol şirketleri genel kurumlar vergisinden daha yüksek bir oranda vergi öderler. Çünkü amaç kârlılığı yüksek olan büyük maden, petrol, finans şirketlerini daha yüksek vergileyip gelişmekte olan ihracatçıyı, imalatçıyı, üreticiyi KOBİ’leri desteklemektir” dedi. Kurumlar vergisinin ilk etapta sadece finans sektörü için yüzde 22 olarak belirlendiğini, ardından diğer sektörlere genişletildiğini hatırlatan Bingöl, “Eğer sadece ciro yöntemi kullanılırsa, sadece çok büyük şirketlere vergi avantajı sağlanmış olur. Bu durum da rasyonel olmaz. Vergi politikasını belirlerken, çok iyi etki analizi yapılması gerekir” diye konuştu. Türkiye’nin vergi oranı bakımından 37 OECD ülkesi içinde 23’üncü sırada bulunduğunu ifade eden Bingöl, “2021 yılı itibariyle eski oran olan yüzde 20’ye düştüğümüzde ise daha da geriye 31’inci sıraya düşeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Vergi tekniğine uygun değil”

Güncel Grup Yönetim Kurulu Başkanı YMM Yılmaz Sezer, 10 milyon liranın üzerinde cirosu bulunanlara düşük oranlı kurumlar vergisi uygulanmasının, vergi tekniğine çok uygun olmadığını bildirdi. Gelir vergisinde çok kazanandan çok vergi alınmasına rağmen, kurumlar vergisinden bunun tersinin uygulanmak istediğini ifade eden Sezer, “Vergilendirmede esas olan herkesin ödeme gücüne göre vergi alınmasıdır. Ki bu Anayasa’nın gereğidir, yani vergilendirmenin olmaz ise olmazıdır. 2019 yılında yapılan düzenleme ile gelir vergisi mükelleflerinden 500 bin liranın üzerinde geliri olanlardan yüzde 40 vergi alınması benimsenmişken, şimdi tam tersi bir uygulama yapılamaz. Vergide adalet ve eşitliği bozan bir uygulama olur” dedi. Yılmaz Sezer, geçici olarak yüzde 22’ye çıkarılan kurumlar vergisinde, düzenli ödeme yapanların 5 puanlık indirimden yararlanma hakkı bulunduğunu ancak ilk etapta kriterlerin çok zorlu olduğu için kimsenin bundan faydalanamadığını kaydetti. Sezer, kriterlerin sonradan gevşetildiğini mükelleflerin önümüzdeki yıldan itibaren bundan zaten yararlanmaya başlayacağını aktardı.

“İndirim tüm mükelleflere eşit uygulanmalı, yoksa Anayasa'ya aykırı olur”

Yeni Ekonomi Danışman Kurucu Ortağı ve Gelir İdaresi E. Strateji Geliştirme Daire Başkanı Nazmi Karyağdı, kurumlar vergisinde yapılacak bir indirimin oran yüksekliği sebebiyle kayıt dışına yönelen şirketlerin kayda girmesini teşvik edeceğini söyledi.

Son üç yıldır uygulanan yüksek oranlı verginin rekabet gücünü azalttığını savunan Karyağdı, yüksek ciroya sahip şirketlerden daha düşük oranlı vergi alınmasını öngören düzenlemenin hayata geçirilmesi halinde, Anayasa’nın temel vergilendirme ilkeleriyle vergi adaletine aykırılık teşkil edeceğini bildirdi. İndirimin tüm kurumlar vergisi mükellefleri için eşit oranda yapılması gerektiğini vurgulayan Karyağdı, aksinin kurumlar vergisi mükelleflerine izah edilemeyeceğini belirtti. Bütünsel bir vergi politikasına dayanmayan münferit uygulamalarla vergi yasalarında değişiklik yapılması yaklaşımının, vergi adaletsizliğini daha da artırmak anlamına geleceğinin altını çizen Karyağdı, “Bu sebeple yeni önerinin vergi adaleti açısından gözden geçirilerek en azından tüm kurumlar vergisi mükelleflerine aynı düşük oranın uygulanması şeklinde revize edilmesinde yarar vardır” dedi.

Kaynak:AA
Ventur Gumruk Musavirligi Tarafından Derlenmistir.

E-Mail ile Paylaş

e-mail ile paylaşımınız başarıyla tamamlanmıştır.

Diğer Haberler


AYDINLATMA VE RIZA METNİ

İşbu Aydınlatma ve Rıza Metni, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) uyarınca, VENTUR GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİ ve DANIŞMANLIK LTD. ŞTİ. (“Şirket”) tarafından veri sahiplerinden temin edilen kişisel verilerin ve özel nitelikli kişisel verilerin, işlenmesine ilişkin usul ve esaslara ilişkin olarak işe alım görüşmeleri esnasında veri sahiplerinin aydınlatılması ve aşağıda kapsam ve amaçlarla verilerin işlenmesine ilişkin rızalarının temini amacı ile düzenlenmiştir.

İşbu Aydınlatma ve Rıza Metni’nde kullanılan; “kişisel veri” kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye (Çalışan Adayı’na) ilişkin her türlü bilgiyi, “kişisel verilerin işlenmesi” kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlemi, “özel nitelikli kişisel veri” kişinin (Çalışan Adayı’nın) ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verilerini, ifade eder.

a) Veri Sorumlusu Hakkında Kişisel verileriniz ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verileriniz, Kanun kapsamında aşağıda belirtilen kapsam ve amaçlar ile Şirket tarafından işlenebilecektir. Kanun kapsamında Şirket veri sorumlusu olarak kabul edilmektedir.

b) Kişisel Verilerinizin İşlenme Amaçları Kişisel verileriniz ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verileriniz, Kanun’un 5 ve 6. maddelerinde belirtilen kişisel verilerin işlenmesine ilişkin şartlara uygun olarak işlenmektedir. Kişisel verilerinizin ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verilerinizin işlenmesi amaçları tahdidi olmamak üzere: Şirket’in ve/veya grup şirketlerinin, bağlı şirketlerinin insan kaynakları politikalarının ve operasyonlarının yürütülmesi, insan kaynakları politikalarına uygun şekilde açık pozisyonlara uygun personel teminidir.

c) Kişisel Verilerinizin Aktarılması Kişisel verileriniz ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verileriniz, yukarıda b) bendinde belirtilen amaçların gerçekleştirilmesi ile sınırlı olmak üzere, Şirket’in grup şirketlerine, bağlı şirketlerine, hissedarlarına, iş ortaklarına, Kanun’un 8. ve 9. maddelerinde belirtilen şartlara uygun olarak aktarılabilecek ve aktarım yapılan bu kuruluşlar tarafından da verileriniz işlenebilecektir.

d) Kişisel Veri Toplamanın Yöntemi ve Hukuki Sebebi Kişisel verileriniz ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verileriniz, bu formun veri sahibi olarak tarafınızca doldurulması ve/veya Şirketimize herhangi bir kanaldan iş başvurusu yapmanız halinde ilettiğiniz bilgi ve belgeler yoluyla toplanmaktadır. Yukarıda belirtilen hukuki sebeplerle toplanan kişisel verileriniz ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verileriniz, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen kişisel veri işleme şartları ve amaçları kapsamında bu Aydınlatma ve Rıza Metni’nin b) ve c)bentlerine tabi olarak işlenebilmekte ve aktarılabilmektedir.

e) Kişisel Veri Sahibinin Kanun’un 11. maddesinde Sayılan Hakları Kanun’un 11. maddesi uyarınca veri sahipleri,
• Kişisel veri işlenip işlenmediğini öğrenme,
• Kişisel verileri işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,
• Kişisel verilerin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,
• Yurt içinde veya yurt dışında kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,
• Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması hâlinde bunların düzeltilmesini isteme ve bu kapsamda yapılan işlemin kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
• Kanun ve ilgili diğer kanun hükümlerine uygun olarak işlenmiş olmasına rağmen, işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması hâlinde kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesini isteme ve bu kapsamda yapılan işlemin kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
• İşlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme,
• Kişisel verilerin kanuna aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğraması hâlinde zararın giderilmesini talep etme
haklarına sahiptir.

Kişisel verilerimin ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafınızla paylaşmış olduğum, özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verilerimin işbu Aydınlatma ve Rıza Metni’nin imza tarihinden itibaren 5 (beş) yıl süre ile Şirket tarafından kurulan ortak veri tabanında, Şirket ve/veya Şirket tarafından tayin edilen veri işleyen tarafından tutulabileceğini, işlenebileceğini, kullanılabileceğini, aktarılabileceğini, aktarım yapılan kişi/kurumlar tarafından da işlenebileceğini, veri sahibi olarak haklarım konusunda, Kanun’un 11. maddesi kapsamında eksiksiz bir şekilde bilgilendirilmiş olduğumu kabul, beyan ve taahhüt ederim.