İlk Yarıdaki Açıklar ikincide Kapanacak

8 temel sektörde temmuzla birlikte toparlanma başladı. Artık çarklar daha hızlı dönüyor. Sanayicinin tek endişesi pandemide yeni dalga...
Sanayiciler, normalleşmenin ardından salgın sırasında yaşadıkları kayıpları ikinci yarıda kapatmak için harekete geçti. İlk altı ayda ağırlıklı olarak iç pazarla ayakta kalan sanayide özellikle temmuz ayı ile birlikte ihracatta toparlanma hızlandı, yurt dışından siparişler arttı. Kimyadan mobilyaya birçok sektör yılsonunda geçen yılın rakamlarını yakalamayı öngörürken, otomotiv gibi bazı sektörler de iç pazarda geçen yılı sollamayı hedefliyor. Ancak üreticiler, ilk yarıdaki açığın kapanması için maliyetleri azaltacak ve istihdamı koruyacak desteklerin devamının elzem olduğunu dile getiriyor. Öte yandan, iş dünyası olası ikinci bir dalganın tüm bu iyimser beklentileri ortadan kaldırabileceğinden büyük endişe duyuyor.

Alternatif pazarlar önem kazanıyor

İmalat sanayisinin önemli gündemlerinden biri de ihracat pazarlarının çeşitliliğini artırmak. Bir yandan ticaret savaşları ile boğuşan sanayiciler, diğer yandan özellikle pandemi sonrası ihracatta en önemli paya sahip olan AB'ye bağımlılığı tartışıyor. Hemen hemen tüm sektörlerde alternatif pazar arayışları hızlanırken, sanayici bu konuda da önlerini açacak teşvikler bekliyor. DÜNYA'ya konuşan Türk sanayisinin önde gelen temsilcileri, sektörlerindeki son gelişmeleri aktarırken, önlerindeki fırsatları ve öncelikli beklentilerini açıkladı.

OTO İÇ PAZARDA %45 ARTIŞ DIŞTA CANLANMA BEKLİYOR

►Ocak-haziran döneminde toplam üretim bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 29 azalarak 518 bin 727 adet olurken, ihracat, bir önceki yılın aynı dönemine göre adet bazında yüzde 37 azalarak 402 bin 179 adet olarak gerçekleşti.

►Pandemi sonrası hızlanan ve kamu bankalarının düşük faizli kredi kampanyası ile iç pazar satışları yılın ilk yarısında yüzde 30 artışla 261 bin 902 adet oldu. Bu hafta açıklanacak temmuz ayı rakamlarının tarihi rekorla 80 bini aşması bekleniyor.

►İhracatta haziran ayında başlayan toparlanma eğilimi temmuz ve ağustosta arttı. Yurt dışından siparişlerin hızlandığını belirten sektör temsilcileri, ikinci bir dalga yaşanmaması durumunda eylül ayında tam kapasiteye dönmeyi hedefliyor.

►İç pazarda ise yılsonunda 2019'a göre yüzde 45'in üzerinde artışla 750 bin adedin aşılması bekleniyor.

►Sektör temsilcileri, ikinci bir dalga yaşanmadığı takdirde sıfır araçtaki stok sorununun da kasım ayına kadar çözüleceğini öngörüyor.

►Sektörün önemli gündemlerinden biri de AB'ye bağımlılığı azaltacak alternatif pazarları artırmak.

►OSD Başkanı Haydar Yenigün, sektör olarak en büyük beklentilerinin sürdürülebilir bir iç pazar olduğuna dikkat çekerek, “Müşteri araç almak istiyor ancak biz stok olmadığı için aylar sonrasına tarih veriyoruz. Bir otomotiv şirketi için en istenmeyen durum budur. Tam tersi de kötü. Elinizde araç olup müşteri olmayabilir. Bir otomotivci için bunun maliyeti katlanılabilir bir durum değil. Küçük ölçekli şirketleri, hele ki ithalatçıları iflasa götürecek bir durum” dedi.

►Yan sanayi tarafında da siparişler hızlandı. TAYSAD Başkanı Alper Kanca, özellikle son haftalarda işlerinin beklentilerin de üzerinde arttığına dikkat çekti.

KİMYACI 20 MİLYAR $'LIK İHRACATI YİNE YAKALAYACAK

►Yılın ilk yarısında kimya ihracatı, yaklaşık yüzde 14'lük daralma yaşayarak 8.6 milyar dolarda kalsa da salgın nedeniyle talebin çok yüksek olduğu dezenfektan ürünlerinde 16 kattan fazla artış sağlandı. Sektör ilk yarıda ihracatta ikinci sırada yer aldı.

►İkinci yarıya umutlu giren kimyacılar, ihracat pazarlarındaki artan talebe bağlı olarak, geçen yıl yapmış oldukları 20 milyar dolar seviyelerini yakalamayı hedefliyor.

►Sektör geçen yılın rakamlarına ulaşabilmek için ihracat desteklerinin büyük önem taşıdığına vurgu yapıyor.

►İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Başkanı Adil Pelister, “Dünyada talep yavaşladı. Ancak bu talep 2021'e kalacak. O zamana hazır olmalıyız. Özellikle de medikal ve ilaç sektörü, temizlik ve hijyen sektörü, petrokimya gibi kritik öneme sahip kimya sanayimize yatırımlarda ve desteklerde öncelik verilmesi gerektiğine inanıyoruz” dedi. Kimyanın yüzde 70 dışa bağımlı olduğunu hatırlatan Pelister, teknoloji ve sermaye yoğun kimya sektöründe ölçek büyütmeye ve yeni yatırımlara ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu: “Toplamda 50 milyar dolar ve üstü ithal edilen kimyasalların ülkemizde üretilmesi gerek. Büyük ölçekli dev yatırımlarda devletimiz Güney Kore modeli gibi yüzde 50'ye kadar makine-teçhizat hibesi vermeli. Yurtiçi toptan satış vadeleri Almanya ve Fransa'da olduğu gibi en fazla üç ay ile sınırlandırılmalı.”

HAZIR GİYİM İHRACATINDA %25'LİK ARTIŞ MORAL OLDU

►Pandemi sonrası hem ihracat hem de iç pazarda durma noktasına gelen tekstil ve hazır giyim sektörleri haziranda toparlanma eğilimine girdi. Hazır giyimde haziranda yüzde 25'lik ihracat artış büyük moral oldu.

► Her yıl dünyadan 100 milyar dolarlık hazır giyim alan ABD, Çin ile süren ticaret savaşları nedeniyle bu yıl rotayı Türkiye'ye çevirdi. Haziranda ABD'ye yapılan hazır giyim ihracatı yüzde 213'lük artış kaydetti.

►Hazirandaki artışa rağmen hazır giyim sektörünün 6 aylık ihracatı yüzde 19.8 daraldı. 2019'un ilk yarısında 8.7 milyar dolar olan ihracat bu yılın aynı döneminde 7 milyar dolarda kaldı.

►Tekstil ise yüzde 25 daralma ile 3.1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi.

►İstanbul Hazır Giyim İhracatçı Birlikleri Başkanı Mustafa Gültepe, temmuz ayı itibariyle yurt dışından siparişlerin arttığına dikkat çekti.

►Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Öksüz yılsonuna kadar ihracatta pandemi sebebiyle yaşanan kayıpları telafi edeceklerini ve 2021'e çok daha güçlü bir gireceklerini belirtti. Öksüz, “Mücbir sebep kapsamında vergi ötelemesi ve kısa çalışma ödeneğinde süre uzatımına gidilmesi gerek. Bu, Türkiye'nin istihdam deposu sektörümüzün üretim zincirinin bozulmaması açısından büyük önem taşıyor” diye konuştu.

BEYAZ EŞYACI ÇİN İLE İŞBİRLİĞİNİ GÜNDEME ALDI

► Beyaz eşya satışları iç pazarda yılın ilk yarısında yüzde 4 büyüyerek 3.6 milyon adete çıkarken, ihracat yüzde 14 düşüşle 8.7 milyon adete indi. Üretim ise ilk 6 ayda yüzde 14 artışla 11.7 milyon adete çıktı.

►Temmuzda da toparlanma trendine devam eden sektör, hem yurtiçi hem de yurt dışı için ürün yetiştirmeye çalışıyor. Ağustos ayında da bu trendin devam etmesi bekleniyor.

►Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD) Başkanı Can Dinçer, fabrikaların yoğun bir şekilde çalıştığını vurgularken, salgında ikinci bir dalga yaşanmasından endişe duyuyor. Tedarik zinciri ve üretim merkezlerinin çeşitlendirilmesinin ticarette dayanıklılık için hayati önem taşıdığına dikkat çeken Dinçer, “Türkiye, Çin'den sonra dünyanın ikinci büyük beyaz eşya üretim üssü. Çin ile işbirliği içinde tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi üzerine çalışılması gerektiğine inanıyoruz” diye konuştu.

►TÜRKBESD Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Özkadı sektörün istihdamını ve uluslararası rekabet gücünü koruyabilmesi için 250 milyon dolara yakın Ar-Ge desteği olduğunu vurguladı.

►TÜRKBESD Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Yavuz, beyaz eşyanın ana girdisi olan yassı çelik ithalatındaki ek vergilerin kaldırılması yönündeki sektör talebini yineleyerek, bu girdinin maliyetlerinde artışın yaratacağı her uygulamanın temel makroekonomik göstergeleri doğrudan etkileyeceğini ifade etti.

DEMİR-ÇELİK SEKTÖRÜ YENİ PAZARLAR KAZANDI

►Demir-çelikte ABD ve AB'nin Türkiye'ye yaptırım uygulaması üretim ve ihracatta olumsuz etkisini sürdürüyor.

►Bu yılın ilk 6 ayında 9.7 milyon ton ihracat gerçekleştiren sektör, değer olarak da 5.9 milyar dolar elde etti. Sektör miktarda yüzde 10, değerde ise yüzde 17 daraldı.

►AB'nin Türkiye'nin ihracat kotasını düşürmesi nedeniyle bu ülkelere yapılan ihracatın yüzde 58 küçülmesi bekleniyor.

►Fas, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, ABD ve AB'nin pazarlarını korumaya alması bu ülkelere ihracatı zorlaştırıyor.

►Öte yandan Çin'in ekonomisini canlandırmak için sektörlere sağladığı destek paketleri özellikle iç piyasada çelik tüketimine olan talebi artırdı. Çin'in ihracat pazarlarından kısmi anlamda çekilmesinin, Türk çeliği için fırsat yarattığı vurgulanıyor.

►Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB) Başkanı Adnan Aslan, yılın ilk yarısında daralan çelik sektörünün yılın tümünde pozitife döneceğini vurguladı. Aslan sektörün ağırlıklı olarak yurtiçi talepteki artışla gelişme göstereceğini kaydetti. Aslan, “Yurtiçi tüketimin iç piyasaya yönlendirilmesini mümkün kılacak mekanizmaların kurulması, ekonomimiz için hayati önem taşıyor” dedi. Aslan ayrıca, üretimi durdurmayan Türkiye'nin diğer ülkelerin pazarlarında da etkili olmaya başladığını söyledi.

MOBİLYACI İKİNCİ YARIDA İHRACATI KATLAYACAK

►Pandemi nedeniyle mart ayında yüzde 12.70, nisanda yüzde 44.95, mayısta ise yüzde 40.47 oranında düşen mobilya ihracatı haziranda yüzde 44 arttı. İlk yarıda sektör ihracatı yüzde 5.2 düşerek 2 milyar 491 milyon dolara geriledi.

►Temmuz ve ağustos aylarında da ihracatta artış devam ediyor.

►Sektör ikinci yarıda 4 milyar dolarlık ihracat yaparak ilk yarıda çalışmadığı ayların açığını kapatmayı hedefliyor.

►İç pazarda geçen yılın ilk yarısına göre yüzde 30 küçülme olurken, haziranda başlayan hareketlilik temmuzda da sürüyor.

►Mobilya sektörüne yönelik yeni finansman paketine ilave olarak konut sektörüne yönelik kampanyalarla artan yeni konut alımları da satışlara olumlu katkı yaptı.

►Sektör bu yıl iç pazarda 60 milyar TL'lik bir büyüklüğe erişmeyi hedefliyor.

►Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) Başkanı Ahmet Güleç, Globalde, "Pek çok ülkeyi arkamızda bıraktık. Ancak hala bölgesel kalıyoruz. Artık büyük pazarlara daha fazla yoğunlaşacağız. Sürdürülebilir bir başarı sağlayarak ‘mobilya ülkesi üssü ‘unvanı almayı hedefliyoruz” dedi.

MAKİNECİ İŞBİRLİĞİNDE AB'NİN EN HIZLI ORTAĞI OLACAK

►Türkiye makine sektörü, yılın ilk yarısını bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 13.6 düşüşle 7.6 milyar dolar ihracatla tamamladı. En büyük ihracat pazarları olan Almanya'ya ihracat kaybı yüzde 17,5, ABD'ye yüzde 15,7 oldu. Sektör sadece Rusya'ya olan ihracatını artırdı.

►Küresel makine sektörünün yılı yüzde 20 civarında bir daralmayla kapatabileceğine dikkat çekilirken, sektör kriz öncesi rakamlara ancak iki yıl sonra dönülebileceğini öngörüyor.

►Normalleşmeyle birlikte üretim ve ihracatta toparlanmanın hızlı olması ancak geçmiş yıllara göre miktarda ve değerde düşüşün yaşanması bekleniyor.

►Daha hızlı toparlanma için AB ile güçlü işbirliğine ihtiyaç olduğu vurgulanırken, ikinci dalga beklentisinin yarattığı huzursuzluk nedeniyle sanayi üretimi hızlanamayan AB'nin Türkiye'ye ihtiyacı olduğu belirtiliyor.

►Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu, AB'de son iki ayda, ekonomide olumlu kıpırdamalar olsa da özellikle İtalya, İspanya ve Fransa'da iyileşmenin çok yavaş ilerlediğini vurgulayarak, “AB'nin makine sektöründe yakın coğrafya ile işbirliklerinin pekiştirilmesi öngörülüyor. Bu konuda en güçlü çözüm ortaklarından biri biziz. Dünyanın en güçlü makine üreticilerinden Almanya'nın AB dönem başkanlığını bu yönde bir fırsat olarak değerlendirip, sektörel diplomasiyi sürdürerek olumlu sonuçlar elde edeceğiz” dedi. Karavelioğlu, vergi ötelemeleri, yeni finansman paketleri ve düşük kapasite kullanım oranıyla çalışan firmaların ayakta kalabilmesi için istihdam desteklerinin bir süre daha sürdürülmesinin sektör için önemine dikkat çekti. Karavelioğlu, devletin yerli imalatçıyı koruması ve alım garantisi vermesi gerektiğini de yineledi.

İÇ PAZARLA HAREKETLENEN GIDADA GÖZLER TURİZMDE

►Artan talep nedeni ile pandemiden en az etkilenen sektörlerden biri de gıda sektörü oldu. Ancak ev dışı tüketim ve turizmde yaşanan kayıp, sektörde büyümenin sınırlı kalmasına yol açtı. İlk 5 ayda tarım, gıda ve içecek sektörü 8.15 milyar dolar ihracat yaptı.

►Turizm ve yeme içme sektörlerinin sürdürülebilirliği ve krizi atlatabilmelerinin gıda ve içecek sektörü için çok büyük önem taşıdığı vurgulanıyor.

►Akdeniz ihracatçı Birlikleri (AKİB) Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Nejdat Sin de sektör olarak 2020'ye iyi başladıklarını ve yine pandemi döneminde en az etkilenen sektörlerden biri olduklarını söyledi. Bu dönemde bir diğer avantajın ise Avrupa ülkeleri ve Rusya'ya gıda ihracatının devam etmesi olduğuna dikkat çeken Sin, “İhracatımız temmuz ve ağustos ayında düşüşe geçse de eylül ayında normal seyrine geçecek. Sektör olarak sene sonunda iyi bir yere ulaşmak istiyoruz” dedi.

Kaynak:Dünya Gazetesi
Ventur Gumruk Musavirligi Tarafından Derlenmistir.

E-Mail ile Paylaş

e-mail ile paylaşımınız başarıyla tamamlanmıştır.

Diğer Haberler


AYDINLATMA VE RIZA METNİ

İşbu Aydınlatma ve Rıza Metni, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) uyarınca, VENTUR GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİ ve DANIŞMANLIK LTD. ŞTİ. (“Şirket”) tarafından veri sahiplerinden temin edilen kişisel verilerin ve özel nitelikli kişisel verilerin, işlenmesine ilişkin usul ve esaslara ilişkin olarak işe alım görüşmeleri esnasında veri sahiplerinin aydınlatılması ve aşağıda kapsam ve amaçlarla verilerin işlenmesine ilişkin rızalarının temini amacı ile düzenlenmiştir.

İşbu Aydınlatma ve Rıza Metni’nde kullanılan; “kişisel veri” kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye (Çalışan Adayı’na) ilişkin her türlü bilgiyi, “kişisel verilerin işlenmesi” kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlemi, “özel nitelikli kişisel veri” kişinin (Çalışan Adayı’nın) ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verilerini, ifade eder.

a) Veri Sorumlusu Hakkında Kişisel verileriniz ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verileriniz, Kanun kapsamında aşağıda belirtilen kapsam ve amaçlar ile Şirket tarafından işlenebilecektir. Kanun kapsamında Şirket veri sorumlusu olarak kabul edilmektedir.

b) Kişisel Verilerinizin İşlenme Amaçları Kişisel verileriniz ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verileriniz, Kanun’un 5 ve 6. maddelerinde belirtilen kişisel verilerin işlenmesine ilişkin şartlara uygun olarak işlenmektedir. Kişisel verilerinizin ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verilerinizin işlenmesi amaçları tahdidi olmamak üzere: Şirket’in ve/veya grup şirketlerinin, bağlı şirketlerinin insan kaynakları politikalarının ve operasyonlarının yürütülmesi, insan kaynakları politikalarına uygun şekilde açık pozisyonlara uygun personel teminidir.

c) Kişisel Verilerinizin Aktarılması Kişisel verileriniz ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verileriniz, yukarıda b) bendinde belirtilen amaçların gerçekleştirilmesi ile sınırlı olmak üzere, Şirket’in grup şirketlerine, bağlı şirketlerine, hissedarlarına, iş ortaklarına, Kanun’un 8. ve 9. maddelerinde belirtilen şartlara uygun olarak aktarılabilecek ve aktarım yapılan bu kuruluşlar tarafından da verileriniz işlenebilecektir.

d) Kişisel Veri Toplamanın Yöntemi ve Hukuki Sebebi Kişisel verileriniz ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verileriniz, bu formun veri sahibi olarak tarafınızca doldurulması ve/veya Şirketimize herhangi bir kanaldan iş başvurusu yapmanız halinde ilettiğiniz bilgi ve belgeler yoluyla toplanmaktadır. Yukarıda belirtilen hukuki sebeplerle toplanan kişisel verileriniz ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verileriniz, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen kişisel veri işleme şartları ve amaçları kapsamında bu Aydınlatma ve Rıza Metni’nin b) ve c)bentlerine tabi olarak işlenebilmekte ve aktarılabilmektedir.

e) Kişisel Veri Sahibinin Kanun’un 11. maddesinde Sayılan Hakları Kanun’un 11. maddesi uyarınca veri sahipleri,
• Kişisel veri işlenip işlenmediğini öğrenme,
• Kişisel verileri işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,
• Kişisel verilerin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,
• Yurt içinde veya yurt dışında kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,
• Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması hâlinde bunların düzeltilmesini isteme ve bu kapsamda yapılan işlemin kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
• Kanun ve ilgili diğer kanun hükümlerine uygun olarak işlenmiş olmasına rağmen, işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması hâlinde kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesini isteme ve bu kapsamda yapılan işlemin kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
• İşlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme,
• Kişisel verilerin kanuna aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğraması hâlinde zararın giderilmesini talep etme
haklarına sahiptir.

Kişisel verilerimin ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafınızla paylaşmış olduğum, özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verilerimin işbu Aydınlatma ve Rıza Metni’nin imza tarihinden itibaren 5 (beş) yıl süre ile Şirket tarafından kurulan ortak veri tabanında, Şirket ve/veya Şirket tarafından tayin edilen veri işleyen tarafından tutulabileceğini, işlenebileceğini, kullanılabileceğini, aktarılabileceğini, aktarım yapılan kişi/kurumlar tarafından da işlenebileceğini, veri sahibi olarak haklarım konusunda, Kanun’un 11. maddesi kapsamında eksiksiz bir şekilde bilgilendirilmiş olduğumu kabul, beyan ve taahhüt ederim.