İş Dünyası 2020 Yılında Adli Tatil İstemiyor

Altıntaş Hukuk ve Danışmanlık ile AGS Global Araştırma’nın ortaklaşa yaptığı araştırmaya göre, iş dünyası, COVID-19 nedeniyle uzayan yargı süreçlerinin olumsuz etkilerinin bir nebze de olsa azaltılması için 2020 yılında ‘Adli Tatil’ uygulanmasının iptalini istiyor.
Türkiye’de olduğu gibi dünyanın birçok ülkesinde ‘normalleşme’ sürecine aşamalı olarak geçiş yapılıyor. Ancak COVID-19 salgınıyla birlikte iş dünyası açısından birçok yeni hukuki risk gündeme geldi. Alacakların güvenli tahsili, iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları gibi birçok riskle bu dönemde karşı karşıya kalındı.

2000 yılından bu yana ulusal ve uluslararası pek çok şirketin hukuk danışmanlığını yürüten Altıntaş Hukuk & Danışmanlık bunu görerek AGS Global Araştırma ile birlikte COVID-19 sürecinde işletmelerin hukuki risk algısına odaklanan bir araştırma yaptı. Türkiye’nin dört bir yanından iş dünyası temsilcileriyle gerçekleştirilen bu araştırma, iş dünyasının hukuki risk algısına dair çarpıcı sonuçlar içeriyor.

Araştırmadan çıkan en önemli sonuçlardan biri iş dünyasının adli tatilin ertelemesine ya da iptaline yönelik beklentisi oldu. Yine bu araştırmaya göre mücbir sebep ve alacakların güvenli tahsilini en önemli risk alanı olarak gören iş dünyası, kendi işletmesini ise COVID-19 sonrası hukuki risk altında görmüyor. Katılımcıların büyük çoğunluğu COVID-19 sebebiyle hukuki bir uyuşmazlığın oluşmadığını ifade etse de bu süreçte ticari ilişkilerde uyuşmazlıkların başı çektiği görülüyor. Bir başka önemli sonuç ise işletmelerinin 3’te 2’sinin işçi çıkarma yasağı kalktıktan sonra da istihdam havuzunu daraltmayı düşünmediğini belirtmesi oldu.

İş dünyası hukuki danışmanlığın öneminin farkında

Online olarak binin üzerinde iş dünyası temsilcisi ile görüşülerek gerçekleştirilen ve küresel bir sağlık krizi olarak başlayıp beraberinde birçok ekonomik ve hukuki risk alanını gündeme getiren salgın sürecine dair hukuki risk algısını mercek altına alan bu araştırma hukuk sistemine dair önemli tespitleri barındırıyor.

Araştırma kapsamında yüzde 79,7’si işyeri sahibi/ortağı, yüzde 20,3’ü ise genel müdür/üst düzey yönetici olan katılımcıların yüzde 60,6’sı işletmesini Covid-19 kaynaklı bir hukuki risk altında görmüyor.

COVID-19 kaynaklı hukuki bir risk görülmese de ticaret hayatında karşılaşılacak hukuki sorunlara karşı iş dünyasının yarısı önlemini almış görünüyor. Çünkü sonuçlar gösteriyor ki araştırmaya katılanların yüzde 57,4’ü sürekli hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti alıyor. Ve bu kişilerin neredeyse hemen hepsi (yüzde 93,8) aynı hizmeti almayı sürdüreceğini söylüyor. Hizmeti almayan her 10 iş insanından biri de hukuki danışmanlık hizmetini sürekli almayı düşünüyor.

Katılımcılar üç hukuki riskin altını çiziyor

Araştırma kapsamında Covid-19 sürecinde katılımcıların üzerinde durduğu üç hukuki risk alanı; sözleşmelerdeki mücbir sebep düzenlemesi (yüzde 42,6), iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları (yüzde 41,8) ve alacakların güvenli tahsilat yöntemleri (yüzde 41) olarak öne çıkıyor. Tüm ticari ilişkilerde sözleşme kullanımı (yüzde 37,8) ve çek-senet uygulamaları (yüzde 34,3) diğer risk alanları olarak dikkat çekiyor. Bu sonuçlar gösteriyor ki, iş dünyası Covid-19 etkisi ile sözleşmelerin mücbir sebepler ile uyarlanması ve iş sağlığı-güvenliği endişesi taşıyor. Tespitler aynı zamanda yargı sistemine yeni iş yükü geleceğini ortaya koyuyor.

Bilindiği üzere 15 Haziran 2020 tarihine kadar yargı hizmetlerinde büyük oranda yavaşlama ve azaltma tedbirleri uygulandı. Araştırmada bu konuda gündeme getirildi ve katılımcılarının yüzde 61’i Covid-19 sırasında yargı faaliyetlerinin durmasını işletmelerini hiç etkilemediğini ifade ederken, olumsuz etkilediğini belirtenlerin oranı ise yüzde 34,7 oldu. Ancak buna rağmen araştırmaya katılan iş dünyası temsilcilerinin yüzde 72,1’i aksayan yargı hizmetlerinin telafi edilmesi için adli tatilin 2020 yılı için iptal edilmesi gerektiğine vurgu yapıyor.

COVID-19 salgını sürecinde uyuşmazlıklar arttı mı?

Katılımcıların yüzde 82,1’i Covid-19 salgını nedeniyle hukuki bir uyuşmazlığının oluşmadığını ifade ederken, hukuki uyuşmazlıkların yoğunlaştığı alanlar ise ticari ilişkiden kaynaklı uyuşmazlıklar (yüzde 37,8), işçi-işveren arası uyuşmazlıklar (yüzde 35,6) olarak öne çıktı. Katılımcıların yüzde 82,1’inin henüz hukuki uyuşmazlığı oluşmadığını ifade etmesi ülkemiz insanının genel salgın gibi toplumun tümünü etkileyen bir olayda birlikteliğini, dayanışmasını da gösteriyor.

Bir başka önemli sonuç ise araştırmaya katılan iş dünyası temsilcilerinin üçte ikisinin ‘İşten çıkarma yasağı’ kalktıktan sonra personelinin işine son vermeyi düşünmediği oldu.

Araştırma kapsamında iş dünyasına yargıdan beklentileri de soruldu. Katılımcıların yüzde 64,9’u haksız olduğu durumda bile adaletin hızla tecelli etmesini talep ederken, yavaş işleyen adalet sisteminin iş süreçlerinin finansman maliyetlerini olumsuz etkilediğini ifade edenlerin oranı ise yüzde 94,8 oldu. Ayrıca araştırmaya katılanların yüzde 49’u yargı sistemi karar vericilerinin ‘iş insanı kimliğine’ saygı duyulmasını istediği de ortaya çıktı.

“İş insanları yargı sistemine iki mesaj veriyor”

Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Altıntaş Hukuk & Danışmanlık Başkanı Av. Kerim Altıntaş, “Ülkemizin önemli iş insanları ile gerçekleştirilen anket sonuçları hem yargı sistemimize hem iş insanımızın vicdanına, ülkesi ve devleti ile kenetlenmesine ilişkin güzel sonuçlar ortaya koymaktadır. İş insanlarımız, işletmelerinin çalışma ortamlarını bir an önce çalışmaya hazır hale getirerek üretme heyecanlarını göstermiştir. Aynı zamanda ‘işten çıkartma yasağı’ kalktıktan sonra dahi işçi çıkartmayacaklarını beyan ederek devletimizin yanında olduklarını ve işçilerine sahip çıktıklarını ortaya koymuştur” dedi.

İş insanları yargı sistemine ilişkin önemli iki mesaj verdiğini açıklayan Kerim Altıntaş şöyle konuştu: “Uzayan yargı süreçlerinin işletmelerinin finansman maliyetlerini olumsuz yönde etkilediği ve diğer ise 2020 yılında Adli Tatil uygulamasının yapılmaması. Ankete katılanların verdiği cevaplardan COVID-19 sonrasında en çok karşılaşılacak hukuki ihtilafların ‘mücbir sebepten kaynaklanan sözleşmelerin uyarlanması’ ile ‘alacaklarının tahsili’ olacağıdır. Bir başka çarpıcı sonuç ise iş dünyasının üçte biri haksız dahi olsa adaletin hızlı tecellisini talep etmesidir.”


Kaynak: Dünya Gazetesi
Ventur Gumruk Musavirligi Tarafından Derlenmistir.

E-Mail ile Paylaş

e-mail ile paylaşımınız başarıyla tamamlanmıştır.

Diğer Haberler


AYDINLATMA VE RIZA METNİ

İşbu Aydınlatma ve Rıza Metni, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) uyarınca, VENTUR GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİ ve DANIŞMANLIK LTD. ŞTİ. (“Şirket”) tarafından veri sahiplerinden temin edilen kişisel verilerin ve özel nitelikli kişisel verilerin, işlenmesine ilişkin usul ve esaslara ilişkin olarak işe alım görüşmeleri esnasında veri sahiplerinin aydınlatılması ve aşağıda kapsam ve amaçlarla verilerin işlenmesine ilişkin rızalarının temini amacı ile düzenlenmiştir.

İşbu Aydınlatma ve Rıza Metni’nde kullanılan; “kişisel veri” kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye (Çalışan Adayı’na) ilişkin her türlü bilgiyi, “kişisel verilerin işlenmesi” kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlemi, “özel nitelikli kişisel veri” kişinin (Çalışan Adayı’nın) ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verilerini, ifade eder.

a) Veri Sorumlusu Hakkında Kişisel verileriniz ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verileriniz, Kanun kapsamında aşağıda belirtilen kapsam ve amaçlar ile Şirket tarafından işlenebilecektir. Kanun kapsamında Şirket veri sorumlusu olarak kabul edilmektedir.

b) Kişisel Verilerinizin İşlenme Amaçları Kişisel verileriniz ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verileriniz, Kanun’un 5 ve 6. maddelerinde belirtilen kişisel verilerin işlenmesine ilişkin şartlara uygun olarak işlenmektedir. Kişisel verilerinizin ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verilerinizin işlenmesi amaçları tahdidi olmamak üzere: Şirket’in ve/veya grup şirketlerinin, bağlı şirketlerinin insan kaynakları politikalarının ve operasyonlarının yürütülmesi, insan kaynakları politikalarına uygun şekilde açık pozisyonlara uygun personel teminidir.

c) Kişisel Verilerinizin Aktarılması Kişisel verileriniz ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verileriniz, yukarıda b) bendinde belirtilen amaçların gerçekleştirilmesi ile sınırlı olmak üzere, Şirket’in grup şirketlerine, bağlı şirketlerine, hissedarlarına, iş ortaklarına, Kanun’un 8. ve 9. maddelerinde belirtilen şartlara uygun olarak aktarılabilecek ve aktarım yapılan bu kuruluşlar tarafından da verileriniz işlenebilecektir.

d) Kişisel Veri Toplamanın Yöntemi ve Hukuki Sebebi Kişisel verileriniz ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verileriniz, bu formun veri sahibi olarak tarafınızca doldurulması ve/veya Şirketimize herhangi bir kanaldan iş başvurusu yapmanız halinde ilettiğiniz bilgi ve belgeler yoluyla toplanmaktadır. Yukarıda belirtilen hukuki sebeplerle toplanan kişisel verileriniz ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verileriniz, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen kişisel veri işleme şartları ve amaçları kapsamında bu Aydınlatma ve Rıza Metni’nin b) ve c)bentlerine tabi olarak işlenebilmekte ve aktarılabilmektedir.

e) Kişisel Veri Sahibinin Kanun’un 11. maddesinde Sayılan Hakları Kanun’un 11. maddesi uyarınca veri sahipleri,
• Kişisel veri işlenip işlenmediğini öğrenme,
• Kişisel verileri işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,
• Kişisel verilerin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,
• Yurt içinde veya yurt dışında kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,
• Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması hâlinde bunların düzeltilmesini isteme ve bu kapsamda yapılan işlemin kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
• Kanun ve ilgili diğer kanun hükümlerine uygun olarak işlenmiş olmasına rağmen, işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması hâlinde kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesini isteme ve bu kapsamda yapılan işlemin kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
• İşlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme,
• Kişisel verilerin kanuna aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğraması hâlinde zararın giderilmesini talep etme
haklarına sahiptir.

Kişisel verilerimin ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafınızla paylaşmış olduğum, özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verilerimin işbu Aydınlatma ve Rıza Metni’nin imza tarihinden itibaren 5 (beş) yıl süre ile Şirket tarafından kurulan ortak veri tabanında, Şirket ve/veya Şirket tarafından tayin edilen veri işleyen tarafından tutulabileceğini, işlenebileceğini, kullanılabileceğini, aktarılabileceğini, aktarım yapılan kişi/kurumlar tarafından da işlenebileceğini, veri sahibi olarak haklarım konusunda, Kanun’un 11. maddesi kapsamında eksiksiz bir şekilde bilgilendirilmiş olduğumu kabul, beyan ve taahhüt ederim.