Korona Salgını üretim Planlarını Değiştiriyor

Korona Salgını üretim Planlarını Değiştiriyor

Koronavirüs salgını, global ekonomiyi derinden sarsıyor. Şirketler Çin’deki üretim ve ihracattan kaynaklanan boşlukları doldurmak için yeni stratejiler geliştiriyor.
Dünya devi Çin, koronavirüs nedeniyle ekonomik olarak da büyük bir baskı altına girdi. Ülkede üretim yapan global ölçekli firmalar fabrika kapatıyor. Salgın nedeniyle Çin malları kabul görmüyor, ihracat düşüyor… Bu gelişmeler Türkiye’de de birçok sektörü olumlu veya olumsuz etkiliyor. Başta sağlık olmak üzere, kimya, tekstil, otomotiv, çelik, mobilya, turizm ve maden sektörleri plan ve programlarını, revize etmeye başladı.

Sektörler, Çin’in boşluğunu doldurmaya hazırlanıyor

Koronavirüs salgınının vurduğu Çin’de kayıp hızla yükselmeye devam ederken, üretimi durduran firma sayısı da her geçen gün artıyor. Yaşanan kriz, bir yandan Türkiye için de çeşitli riskler barındırırken, diğer yandan başta kimya olmak üzere, tekstil, ayakkabı, mobilya, çelik ve turizm gibi sektörlere taleplerin kaymasını gündeme getirdi.

Çin’in Wuhan kentinde aralık ayında ortaya çıkan, kısa sürede ülke dışına taşan koronavirüs salgını nedeniyle can kaybı sayısı artmaya devam ederken üretim ve ihracat tarafında da sıkıntı giderek büyüyor. Çin’e maliyeti şimdiden milyarlarca dolar olan koronavirüs, dünya ticareti için de büyük tehdit oluşturmaya devam ediyor. Ülkede yaşanan krizin orta ve uzun vadede Türkiye ekonomisine ve özellikle de belirli sektörlere olumsuz yansıyabileceği dile getiriliyor. Ancak diğer yandan Çin’deki gelişmelerin Türk firmalarına ve üreticilere olan talebi de artırabileceği vurgulanıyor.

Başta kimya olmak üzere, tekstil, ayakkabı, mobilya, çelik ve turizm gibi sektörler Çin’den doğan boşluğu doldurmak için harekete geçti. 2019 yılında 18.4 milyar dolar ithalat, 2.6 milyar dolar ihracat ile 21 milyar dolar olan Türkiye - Çin ticaret hacmi ortaya çıkmıştı. 2020 yılının ilk aylarında ortaya çıkan koronovirüs sebebiyle Çin’den ithalatta da düşüş yaşandı. Dünyada Çin’e ithalatını kısıtlayan veya durduran pazarlara, Türkiye alternatif olmaya çalışacak.

Maske satışları tavan yaptı

Koronavirüs salgını nedeniyle Türkiye’nin temizlik ürünleri ihracatı 2020’nin ilk ayında hızlandı ve 38.5 milyon dolar seviyesine ulaştı. Geçtiğimiz günlerde DÜNYA’ya konuşan İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamülleri İhracatçı Birliği (İKMİB) Başkanı Adil Pelister, bir anda gelen 3 milyon adetlik maske talebine, kapasite bulunmadığı için yanıt verilemediğini belirtirken, bu talebin sadece maskeyle sınırlı kalmadığını vurguladı. Kişisel temizlik ürünlerine de talebin arttığını ifade eden Pelister, “Ocak ayı özelinde yakın coğrafyalara ihracatta bir artış gözlendiğini söyledi.

Pelister, İKMİB’in Ocak 2020 ihracat verilerine bakıldığında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 20’lik bir artış olduğunu aktararak talepte de yüzde 30-40’lar civarında bir yükselişin devam ettiğini ifade etti. Türkiye’de maske üretimi yapan fabrikaların Çinliler tarafından kapasitesinin tamamının kullanıldığını söyleyen Medpa Biyoteknoloji firmasının sahibi Battal Mayan da şu an maske üretimi yapan tüm firmaların yurtdışına çalıştığını söyleyerek “Çinli firmalar bizdeki firmaların 6 aylık üretimini şimdiden tek başına kendisi aldı” dedi.

“Türk trikoculara talep artacak”

Tedirginliğin henüz Türkiye tarafına yansımadığını söyleyen Türkiye Triko Sanayicileri Derneği (TRİSAD) Başkanı Mustafa Balkuv, “Bu durumun ilerleyen süreçte neler götürüp getireceğini göreceğiz” şeklinde konuştu. Önemli triko üreticilerinden Bensu Giyim’in sahibi Nesim Bensusan ise virüsten dolayı telaşlanan Avrupalı tedarikçilerin tedbiri elden bırakmadığını aktararak, “Avrupalı tedarikçi Türkiye opsiyonunu açık tutmak isteyecek. Fazla olmasa da bir yönelim olabilir” ifadelerini kullandı.

Ayakkabıda üretimin Türkiye'ye kayması gündemde

Çin tarafında üretim gerçekleştiren firmaların rotayı Türkiye’ye çevirebileceğine dikkat çeken Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Sabur Endican, “Süreç içerisinde Çin’de üretim gerçekleştiren ve ithalat yapan yabancı firmaların bizim tarafa yöneleceğini tahmin ediyoruz, böyle bir beklentimiz var” diye konuştu. Sektöre en önemli etkisinin orta ölçekli firmalara olacağını bildiren Endican, “Şimdilik o kadar da belli bir durum yok, ileri aşamada belli olacaktır” açıklamasında bulundu.

Mobilyacı harekete geçti

İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), koronavirüs nedeniyle ertelenen dünyanın en büyük mobilya fuarlarının yarattığı boşluğu doldurmaya çalışacak. Birlik, fuarların iptal edilen tarihleri olan 23-30 Mart’ta İstanbul’da geniş katılımlı bir alım heyeti gerçekleştirmeyi planlıyor. Konuyla ilgili konuşan İstanbul Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Güleç, “CIFF Uluslararası Mobilya Fuarı ile CIFM Interzum fuarlarının ertelenmesi dünya mobilya sektöründe büyük bir boşluk oluşturdu. Meydana gelen bu boşluğu İstanbul’un doldurmasını istiyoruz” dedi.

Gelişmeyi değerlendiren Türkiye Mobilya Sanayicileri Derneği (MOSDER) Başkanı Mustafa Balcı ise “Mobilya sektörümüz adına olumlu bir gelişme olan bu buluşma sonrasında sektörümüzün uluslararası arenada başarılı bir ivme yakalayacağını düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

Tekstil, çelik ve doğal taş da talip

Çelik ve tekstil sektörünün de Çin’de koronavirüsü sebebiyle ortaya çıkan açığı kapatmaya talip olduğu belirtildi. Çelik sektörü tarafında Çin’in ihracat pazarlarında daralma yaşanacağı düşünülerek Türkiye’nin bu boşluğu dolduracağı hakim. Tekstilciler ise kapasite kullanımlarının artacağını tahmin ederek, Avrupalı firmaların üretimini Türkiye’ye kaydıracağını düşündüklerini dile getirdi. En büyük ihraç pazarı Çin’de yaşanan koronavirüs salgını nedeniyle alternatif pazar arayışına giren Türk doğal taş sektörü de pazar çeşitliliğini artırmak amacıyla Katar’a “Sektörel Ticaret Heyeti” organize etti. Sektör, 9 Türk firması, 33 Katarlı firma ile verimli ikili iş görüşmeleri gerçekleştirdi.

“Krizin uzaması otomotiv için risk"

Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Başkanı Alper Kanca da kısa vadede Türk otomotiv sanayi açısından bir risk bulunmadığını belirterek, “Krizin uzaması ve derinleşmesi Avrupa’daki OEM’lere yaratacağı gecikmeden kaynaklı olarak Türk otomotiv üreticilerine dolaylı olarak yansıyacak” dedi.


TİM, Türkiye'ye kayacak yatırımların kalıcı olması için çalışıyor

Koronavirüs salgını bir yandan global ekonomi ve Türkiye'deki birçok sektör için çeşitli riskler barındırırken öte yandan bazı yatırımların da Türkiye'ye kaymasına neden olacak. Tekstil, gıda, ayakkabı, kimya gibi sektörlerde Türkiye'ye iş kayması olabileceğini aktaran Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Yönetim Kurulu Üyesi Başaran Bayrak, “Durumun uzun sürmesi durumunda Çin tersanelerindeki işlerin bir kısmı Türk tersanelerine gelebilir” dedi. TİM olarak Çin'den Türkiye'ye kayan yatırımların kısa vadeli değil, kalıcı olmasını istediklerini kaydeden Bayrak, “Üreticilere daha dikkatli olmaları ve yeni iş birliklerini sağlam temeller üzerine kurmaları konusunda tavsiyelerde bulunuyoruz” şeklinde konuştu.

DEİK: Dünya markalarına üretim alternatifi sunabiliriz

Koronovirüs sonrası birçok fabrikanın tam üretime başlamadığını söyleyen DEİK Asya Pasifik İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Murat Kolbaşı, “Bölge bölge ay sonunda üretimler yeni başlayacak. Bu demek değildir ki mart ayında üretim hayata geçiyor ve ürünler teslim ediliyor. Çünkü işçilerin fabrikalara gelmesi ayrı bir konu, o fabrikaların ara mamullerini temin etmeleri ve üretime geçmeleri de ayrı bir konu” diye konuştu.

Çin’in bütün sektörlerde, üretiminde hem bitmiş mamul hem de ara mamulde bir aksama olacağını dile getiren Kolbaşı, “Bunun sonucu olarak da özellikle Çin’den ürün alan tüm dünya markaları ve firmaları her sektörde alternatif üretici arama durumundalar. Bizim bu açıdan ihracat konusunda bir avantajımız olabilir” dedi.

Türkiye’nin de zaman zaman ara mamulde Çin gibi ülkelerle işbirliği yaptığını ifade eden Kolbaşı, “Bu ara mamulde alternatif ülkeleri bulan, üretimini ona göre organize eden firmalarımız avantaja geçecektir. Çünkü Çin’e alternatif üretim uzun zamandan beridir fazla bakılmıyordu. Şimdi bu virüsle beraber herkes bunu gündemine alacaktır” şeklinde konuştu.

Bu durumların Türkiye’nin ihracatına olumlu yansıyacağını aktaran Kolbaşı, “Sektörleri tek tek ayırmaktan ziyade bütün firmalarımızın yurt dışında bir avantajı olacaktır” açıklamasında bulundu. DEİK Türkiye – Libya İş Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Murtaza Karanfil ise Libya’nın orta ve batı Afrika’ya erişimde stratejik bir hat olarak kullanılabileceğini söyledi. Karanfil, Çin’in Libya’daki yüzde 12.3’leri bulan pazar payının doğru strateji uygulanması halinde Türkiye’ye kayabileceğini aktardı.

“Turizmde şimdiden yüzde 60’ lık kayıp yaşadık”

Çin’den dünyaya seyahat eden 200 milyon turistin 450 bininin Türkiye’ye geldiğini söyleyen Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Müberra Eresin, “450 binin 350 bini İstanbul ve Kapadokya’da konaklıyor. Bu durum dünyaki turizm hareketlerini olumsuz etkileyecektir. Dünya genelinde etkisi Türkiye’den çok daha fazla olacaktır” dedi. Türkiye’nin Çin pazarından en düşük payı alan ülkeler arasında olduğundan en az etkilenecek ülke olacağını bildiren Eresin, “Bizim için de günün sonunda oldukça büyük bir kayıp olacağını düşünüyoruz” diye konuştu.

Türkiye’ye, Çin’in yılbaşı döneminde çok fazla Çinli turist geldiğini hatırlatan Eresin, “Bu akış durma noktasına geldi ve turistik anlamda yüzde 60’a varan bir kayıp yaşadık” şeklinde konuştu. Çin’e seyahat planlayan birçok Avrupalı turistin bu dönemde Çin seyahatlerini iptal ederek uzak mesafe yerine Avrupa’da kalacaklarını öngördüklerini aktaran Eresin, “Türkiye olarak seyahat planlarını değiştirecek olan turistleri daha fazla oranda ağırlayabilmek adına Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürlüğü, Türk Hava Yolları ve Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) olarak yoğun çalışıyor ve yeni pazarlar yaratmak adına sürekli farklı ülkelerdeki workshoplarımıza devam ediyoruz” açıklamasında bulundu.

Çinli turistlerden en kötü nisana kadar umudu kestiklerini kaydeden Kapadokya Turistik Otelciler ve İşletmeciler Derneği (KAPTİD) Yakup Dinler ise "Kapadokya turizmcileri olarak Güney Amerika (Kolombiya - Meksika) turuna çıktık. Ama bu program önceden ayarlanmıştı. Şimdi burada çalışmaları hızlandıracağız" dedi.


Kaynak:AA
Ventur Gumruk Musavirligi Tarafından Derlenmistir.

E-Mail ile Paylaş

e-mail ile paylaşımınız başarıyla tamamlanmıştır.

Diğer Haberler


AYDINLATMA VE RIZA METNİ

İşbu Aydınlatma ve Rıza Metni, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) uyarınca, VENTUR GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİ ve DANIŞMANLIK LTD. ŞTİ. (“Şirket”) tarafından veri sahiplerinden temin edilen kişisel verilerin ve özel nitelikli kişisel verilerin, işlenmesine ilişkin usul ve esaslara ilişkin olarak işe alım görüşmeleri esnasında veri sahiplerinin aydınlatılması ve aşağıda kapsam ve amaçlarla verilerin işlenmesine ilişkin rızalarının temini amacı ile düzenlenmiştir.

İşbu Aydınlatma ve Rıza Metni’nde kullanılan; “kişisel veri” kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye (Çalışan Adayı’na) ilişkin her türlü bilgiyi, “kişisel verilerin işlenmesi” kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlemi, “özel nitelikli kişisel veri” kişinin (Çalışan Adayı’nın) ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verilerini, ifade eder.

a) Veri Sorumlusu Hakkında Kişisel verileriniz ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verileriniz, Kanun kapsamında aşağıda belirtilen kapsam ve amaçlar ile Şirket tarafından işlenebilecektir. Kanun kapsamında Şirket veri sorumlusu olarak kabul edilmektedir.

b) Kişisel Verilerinizin İşlenme Amaçları Kişisel verileriniz ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verileriniz, Kanun’un 5 ve 6. maddelerinde belirtilen kişisel verilerin işlenmesine ilişkin şartlara uygun olarak işlenmektedir. Kişisel verilerinizin ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verilerinizin işlenmesi amaçları tahdidi olmamak üzere: Şirket’in ve/veya grup şirketlerinin, bağlı şirketlerinin insan kaynakları politikalarının ve operasyonlarının yürütülmesi, insan kaynakları politikalarına uygun şekilde açık pozisyonlara uygun personel teminidir.

c) Kişisel Verilerinizin Aktarılması Kişisel verileriniz ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verileriniz, yukarıda b) bendinde belirtilen amaçların gerçekleştirilmesi ile sınırlı olmak üzere, Şirket’in grup şirketlerine, bağlı şirketlerine, hissedarlarına, iş ortaklarına, Kanun’un 8. ve 9. maddelerinde belirtilen şartlara uygun olarak aktarılabilecek ve aktarım yapılan bu kuruluşlar tarafından da verileriniz işlenebilecektir.

d) Kişisel Veri Toplamanın Yöntemi ve Hukuki Sebebi Kişisel verileriniz ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verileriniz, bu formun veri sahibi olarak tarafınızca doldurulması ve/veya Şirketimize herhangi bir kanaldan iş başvurusu yapmanız halinde ilettiğiniz bilgi ve belgeler yoluyla toplanmaktadır. Yukarıda belirtilen hukuki sebeplerle toplanan kişisel verileriniz ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafımızla paylaşmış olduğunuz özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verileriniz, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen kişisel veri işleme şartları ve amaçları kapsamında bu Aydınlatma ve Rıza Metni’nin b) ve c)bentlerine tabi olarak işlenebilmekte ve aktarılabilmektedir.

e) Kişisel Veri Sahibinin Kanun’un 11. maddesinde Sayılan Hakları Kanun’un 11. maddesi uyarınca veri sahipleri,
• Kişisel veri işlenip işlenmediğini öğrenme,
• Kişisel verileri işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,
• Kişisel verilerin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,
• Yurt içinde veya yurt dışında kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,
• Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması hâlinde bunların düzeltilmesini isteme ve bu kapsamda yapılan işlemin kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
• Kanun ve ilgili diğer kanun hükümlerine uygun olarak işlenmiş olmasına rağmen, işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması hâlinde kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesini isteme ve bu kapsamda yapılan işlemin kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
• İşlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme,
• Kişisel verilerin kanuna aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğraması hâlinde zararın giderilmesini talep etme
haklarına sahiptir.

Kişisel verilerimin ve işe alım görüşmeleri esnasında tarafınızla paylaşmış olduğum, özel nitelikli kişisel veriler kapsamına giren verilerimin işbu Aydınlatma ve Rıza Metni’nin imza tarihinden itibaren 5 (beş) yıl süre ile Şirket tarafından kurulan ortak veri tabanında, Şirket ve/veya Şirket tarafından tayin edilen veri işleyen tarafından tutulabileceğini, işlenebileceğini, kullanılabileceğini, aktarılabileceğini, aktarım yapılan kişi/kurumlar tarafından da işlenebileceğini, veri sahibi olarak haklarım konusunda, Kanun’un 11. maddesi kapsamında eksiksiz bir şekilde bilgilendirilmiş olduğumu kabul, beyan ve taahhüt ederim.